<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>HaberVakti Haberler, Son Dakika, Haber, Gazeteler</title>
    <link>https://habervakti.net</link>
    <description>HaberVakti Haberler, Son Dakika, Haber, Gazeteler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://habervakti.net/rss/kultur-sanat-1" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>HaberVakti Haberler, Son Dakika, Haber, Gazeteler</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 05 Jun 2026 02:08:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/rss/kultur-sanat-1"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırmacılardan flaş keşif! Yeni bir insan türü bulundu...]]></title>
      <link>https://habervakti.net/arastirmacilardan-flas-kesif-yeni-bir-insan-turu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/arastirmacilardan-flas-kesif-yeni-bir-insan-turu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Etiyopya'nin Awash Nehri vadisinde Homo Sapiens ve Neandertaller ile aynı dönemde yaşadığı düşünülen ve "Homo bodoensis" olarak adlandırılan yeni bir insan türü bulundu. Bu tür, insanların en büyük atası olabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmacılar, yaklaşık 500 bin yıl önce Afrika'da yaşayan bir insan türünün 'Homo bodoensis' olarak adlandırıldığını duyurdu.</p>

<p>Evrimsel Antropoloji Dergisi'nde yayımlanan araştırma bulguları, yeni adlandırılan bu türün Homo sapiens ve Neandertaller ile aynı dönemde yaşadığına işaret ediyor.</p>

<p>Araştırmanın yazarlarından Kanada Winnipeg Üniversitesinden Dr. Mirjana Roksandic, 'insanın coğrafi varyasyonlarına dair düzgün terminoloji eksikliği nedeniyle bu dönemdeki insan evrimine dair konuşmanın imkansız olduğunu' belirtiyor.</p>

<p>Yeni sınıflandırmaya göre, Homo bodoensis, Afrika ve Güney Doğu Avrupa'dan Orta Pleistosen insanlarının çoğunluğunu açıklayabilecek.</p>

<p>Hawaii Üniversitesi Antroploloji Bölümünden Christopher Bae, Homo bodoensis tanımlamasının insan evriminde önemli olan bu döneme dair "Gordion'un düğümünü çözeceğini" belirtiyor.</p>

<p>Uluslararası Zoolojik Nomenklatura Komisyonu'nun isim değişikliği kurallarının çok katı olması nedeniyle, yeni bir türün isimlendirilmesinin kolay olmadığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haber Global</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/arastirmacilardan-flas-kesif-yeni-bir-insan-turu-bulundu</guid>
      <pubDate>Sat, 30 Oct 2021 00:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/eski-insan.jpg" type="image/jpeg" length="59547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk edebiyatında en mükemmel 5 şiir!]]></title>
      <link>https://habervakti.net/turk-edebiyatinda-en-mukemmel-5-siir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/turk-edebiyatinda-en-mukemmel-5-siir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülkemiz dünya edebiyatları arasında cihanın ileri gelenlerindendir. Bunu sağlayan şiirlerden onunu sizin için derledik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>1. Cemal Süreya-Biliyorum Sana Giden Yollar Kapalı</h2>

<p></p>

<p><img height="675" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/10/cemal-sureya-siirleri-cemal-sureya-ask-siirleri-14214485-2832-amp.jpg" style="width: 802px; height: 451px;" width="1200" /></p>

<p>Platonikliğin, tek yanlı aşkın haykırışıdır bu şiir. Belki de daha önce hiç bu denli güzel anlatılmamıştır karşılıksız sevdalar.</p>

<p></p>

<p><em>Biliyorum sana giden yollar kapalı<br />
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni</em></p>

<p><em>Ne kadar yakından ve arada uçurum;<br />
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi</em></p>

<p><em>Uyandım uyandım, hep seni düşündüm</em><br />
<em>Yalnız seni, yalnız senin gözlerini</em></p>

<p><em>Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım<br />
Ben artık adam olmam bu derde düşeli</em></p>

<p><em>Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya<br />
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki</em></p>

<p><em>Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi</em><br />
<em>Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği</em></p>

<p><em>Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;<br />
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki</em></p>

<p><em>Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor</em><br />
<em>Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini</em></p>

<p><em>Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;<br />
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri</em></p>

<p><em>Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım</em><br />
<em>Bu böyle pek de kolay değil gerçi...</em></p>

<p><em>Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;<br />
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki</em></p>

<p><em>Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,<br />
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki</em></p>

<p><em>İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,</em><br />
<em>Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:</em></p>

<p><em>Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu<br />
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.</em></p>

<p><em>CEMAL SÜREYA</em></p>

<p></p>

<h2>2- Atilla İlhan – Ben Sana Mecburum</h2>

<p><img alt="Attila_İlhan" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/10/attila-ilhan.jpg" style="width: 308px; height: 378.844px;" / width="800" height="985"></p>

<p>Attilla İlhan'ın kaleminden sevgiliye mutlak bir muhtaçlık hissettiren şiirdir. Mesafelere takılmaz çünkü o, mecburdur.&nbsp;</p>

<p><em>Ben sana mecburum bilemezsin</em><br />
<em>Adını mıh gibi aklımda tutuyorum</em><br />
<em>Büyüdükçe büyüyor gözlerin</em><br />
<em>Ben sana mecburum bilemezsin</em><br />
<em>İçimi seninle ısıtıyorum.</em></p>

<p><em>Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor</em><br />
<em>Bu şehir o eski&nbsp;İstanbul&nbsp;mudur</em><br />
<em>Karanlıkta bulutlar parçalanıyor</em><br />
<em>Sokak lambaları birden yanıyor</em><br />
<em>Kaldırımlarda yağmur kokusu</em><br />
<em>Ben sana mecburum sen yoksun.</em></p>

<p><em>Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur</em><br />
<em>İnsan bir akşamüstü ansızın yorulur</em><br />
<em>Tutsak ustura ağzında yaşamaktan</em><br />
<em>Kimi zaman ellerini kırar tutkusu</em><br />
<em>Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından</em><br />
<em>Hangi kapıyı çalsa kimi zaman</em><br />
<em>Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu</em></p>

<p><em>Fatih’te yoksul bir gramofon çalıyor</em><br />
<em>Eski zamanlardan bir cuma çalıyor</em><br />
<em>Durup köşe başında deliksiz dinlesem</em><br />
<em>Sana kullanılmamış bir gök getirsem</em><br />
<em>Haftalar ellerimde ufalanıyor</em><br />
<em>Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem</em><br />
<em>Ben sana mecburum sen yoksun.</em></p>

<p><em>Belki haziran da mavi benekli çocuksun</em><br />
<em>Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor</em><br />
<em>Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden</em><br />
<em>Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun</em><br />
<em>Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor</em><br />
<em>Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin</em><br />
<em>Kötü rüzgar saçlarını götürüyor</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Ne vakit bir yaşamak düşünsem</em><br />
<em>Bu kurtlar sofrasında belki zor</em><br />
<em>Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden</em><br />
<em>Ne vakit bir yaşamak düşünsem</em><br />
<em>Sus deyip adınla başlıyorum</em><br />
<em>İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin</em><br />
<em>Hayır başka türlü olmayacak</em><br />
<em>Ben sana mecburum bilemezsin.</em></p>

<p></p>

<h2>3- Özdemir Asaf –Lavinia</h2>

<p></p>

<p>Özdemir Asaf'ın ortaokuldaki aşkına yazıp nihayetinde şiir okuma yarışmasında okuduğu şiirdir. Uğruna şiir yazılan hanımefendi şiiri duyunca utanarak salondan çıkmıştır. Lavinia seslenişi onun çıkışına dur niteliğindedir.</p>

<p></p>

<p><em>Sana gitme demeyeceğim<br />
Üşüyorsun ceketimi al<br />
Günün en güzel saatleri bunlar<br />
Yanımda kal</em></p>

<p><em>Sana gitme demeyeceğim<br />
Gene de sen bilirsin<br />
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim<br />
İncinirsin</em></p>

<p><em>Sana gitme demeyeceğim<br />
Ama gitme Lavinia<br />
Adını gizleyeceğim<br />
Sen de bilme Lavinia</em></p>

<h2>4- Ahmet Haşim – Merdiven</h2>

<p>Ahmet Haşim'in hayatı ve hissiyat durumunu anlatan bu şiir "Dedublüman" tarafından bestelenmiştir.</p>

<p></p>

<p><em>Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,<br />
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,<br />
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak…</em></p>

<p><em>Sular sarardı… yüzün perde perde solmakta,<br />
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta…</em></p>

<p><em>Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;<br />
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,<br />
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?</em></p>

<p><em>Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta,<br />
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta…</em></p>

<h2>5- Cahit Sıtkı Tarancı-Gün Eksilmesin Penceremden</h2>

<p>Ne doğan güne hükmüm geçer,<br />
Ne halden anlayan bulunur;<br />
Ah aklımdan ölümüm geçer;<br />
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.</p>

<p>Ve gönül Tanrısına der ki:<br />
- Pervam yok verdiğin elemden;<br />
Her mihnet kabulüm, yeter ki<br />
Gün eksilmesin penceremden!</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat, Edebiyat</category>
      <guid>https://habervakti.net/turk-edebiyatinda-en-mukemmel-5-siir</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Oct 2021 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/turk-edebiyatindaki-en-iyi-bes-siir.png" type="image/jpeg" length="50599"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alavere ne demektir?]]></title>
      <link>https://habervakti.net/alavere-ne-demek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/alavere-ne-demek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zengin bir dil olan Türkçemizde bilmediğimiz çok kelime var, bunlardan biri olan alavere kelimesi ne anlama gelir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Asıl anlamı "elden ele geçirmektir". Baktığımız zaman bu anlam mantıklıdır çünkü kelime "ala" ve "vere" olan iki kelimeden oluşur Bu kelimelerin bu kalıba ne zaman girdiği bilinmemektedir. Bir diğer anlamı ise kargaşalık demektir. Üçüncü ve son anlamı ise vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskeledir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2>ÖRNEK CÜMLELER</h2>

<p>1. Mert ile kendi kalemizden karşı takımın kalesine kadar topu alavere gol attık.</p>

<p>2. Şifonyerin üzerinde duran heykel davette kaybolunca oratlığı alavereye verdi</p>

<p>3. Yayla Sahili'nde biz denize girerken ilerideki limanda denizciler alavere kurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat, Edebiyat</category>
      <guid>https://habervakti.net/alavere-ne-demek</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Oct 2021 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/alavere.jpg" type="image/jpeg" length="12062"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İskandinav mitolojisindeki diyarlar ve tanrılar]]></title>
      <link>https://habervakti.net/iskandinav-mitolojisindeki-diyarlar-ve-tanrilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/iskandinav-mitolojisindeki-diyarlar-ve-tanrilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mitoloji insana birtakım değer ve erdemleri öğüt eder, öğretir. Bunu çoğu zaman tanrıların uçuk kaçık hikayeleri ile yaparlar. Peki o hikayeler ve mekanları ve nelerdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İskandinav Mitolojisinde dokuz diyar vardır. Bu dünyaların isimleri ezelden beri esas oluştuğu maddeye göre adlandırılır.</p>

<h2><strong>Duman ve Sis Diyarı: Niflheim</strong></h2>

<p>Ezelin başlangıcıdır. Hiçlikten doğan ilk şeydir. "Sis Evi" ve "Sis Dünyası" gibi anlamlara sahiptir. Nidhogg isimli ejderha tarafından Ragnarok'a dek korunacaktır.&nbsp;Evrenin başlangıcında Niflheim‘da Hvergelmir‘den taşan sular “Buz Dalgaları” olarak bilinen Elivagar‘ı oluşturmuştur.&nbsp;Elivagar‘dan gelen soğuk sular dağlardan aşağılara doğru dökülüp&nbsp;Ginnungagap ovalarını doldurur. Burada yavaşça&nbsp;buz ve dona dönüşerek çok yoğun bir tabaka haline getirir. Kuzey ovalarının oldukça soğuk olmasının temel sebebi&nbsp;budur. Sonrasında&nbsp;dünya ağacı Yggdrasil büyümeye başlar. Üç büyük kökünden birisini Niflheim‘a kadar uzanır ve Hvergelmir kaynağından su çekerek beslenmeye başlar.</p>

<h2><strong>&nbsp;Ateş Diyarı: Muspelheim</strong></h2>

<p>İskandinav evreninin en güneyindedir. Çok sıcaktır. İslam anlayışındaki cehenneme benzetilebilir. Ateş iblisleri ve devleri burada yaşar. Ateş devi olan Surtr tarafından korunur. Aesir tanrılarının en büyük ve yeminli düşmanıdır. Ragnaraok vakti sur üflendiğinde Asdgard'a gidecek ve tüm diyarları yok edecektir.</p>

<p></p>

<h2><strong>Tanrılar Diyarı: Asgard</strong></h2>

<p></p>

<p>Asgard evrenin merkezidir. Semanın en tepesidir. Tanrı ve tanrıçaların meskenidir. Evrenin babası Odin burada yaşar. Odin tek gözünü bilgelik için dünyanın en bilge kişisi Mimir'e feda etmiştir. Dünya ağacında yedi gün asılı kalmıştır. Odin'in gözü Nilfheim'daki kuyuların birindedir. Hiçbir şey görmez, her şeyi görür.&nbsp;Asgard kapılarının içerisindeki büyük&nbsp;salona Valhalla denir. Savaşta kahramanca ölen yiğit&nbsp; Vikingler “Einherjer” olarak kocaman, görkemli salon Valhalla‘ya kabul edilirler. Bu ruhlar evrenin babası Odin ve aşk tanrıçası Freya önderliğinde çayırlarda savaşır. Bu savaş ve diğer deyişle eğlence Ragnarok'a dek sürecektir.</p>

<p></p>

<h2><strong>İnsanların Diyarı: Midgard</strong></h2>

<p></p>

<p>Midgard, üzerinde biz insanların yaşadığı diyardır. Odin oğlu kudretli Thor burayı ve Asgard'ı korumakla görevlidir. Asgard'ın altındadır. Yani İskandinav evreninin merkezidir.&nbsp;Midgard ve Asgard, Bifrost yani “Gökkuşağı Köprüsü” ile birbirine bağlıdır. Midgard‘ın çevresi geçilmez, devasa bir okyanus ile çevrilidir.&nbsp;Okyanus aynı zamanda büyük bir deniz yılanı tarafından mesken tutulmaktadır. Midgard Yılanı olarak bilinen bu dev yılan o kadar iri ve uzundur&nbsp;ki cüssesiyle dünyayı tamamen çevreler ve kendi kuyruğunu ısırır. Bu yılan Laufey oğlu Loki'nin oğludur.</p>

<p></p>

<h2><strong>Devler Diyarı: Jotunheim</strong></h2>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Jotunheim, devler yani jotunların diyarıdır.&nbsp;Ateş devi aynı Surtr gibi Jotun halkı da Aesir‘in yeminli düşmanıdır. Jotunheim çoğunlukla kaya ve engebelerden oluşan çorak arazilere sahiptir.&nbsp;Okyanusların en dış kıyıları soğuk ve karlı iklimlerde yer alır. Düzenbaz&nbsp;Tanrı Loki, aslen&nbsp;Asgard‘a Jotunheim‘dan gelmiştir.&nbsp;Anlatılarda Jotunheim içerisinde bir kale bahsi geçer. Utgard Kalesi olarak bilinen bu kale o kadar kocamandır&nbsp;ki en tepedeki kuleleri gözle görülmeyecek kadar yüksektedir.&nbsp;</p>

<p></p>

<h2><strong>Vanir Halkının Diyarı: Vanaheim</strong></h2>

<p></p>

<p>Vanir Tanrılarının yaşadığı dünyadır.&nbsp;Vanir Tanrıları, Tanrıların eski bir soyudur. Vanirler büyücülük ve sihir ustalarıdır. Ayrıca geleceği tahmin etme yetenekleri pek çok topluluk tarafından kabul edilerek saygı duyulmuştur.&nbsp;Vanaheim‘ın tasviri konusunda pek fazla detaylı bilgi yoktur.&nbsp;</p>

<p></p>

<h2><strong>Işık Elflerinin Dünyası: Alfheim</strong></h2>

<p></p>

<p>Işık elflerinin dünyasıdır. Asgard'ın hemen dibinde bir cennet gibi parıldar. Işık elfleri görünüş olarak oldukça güzel varlıklardır. “Koruyucu Varlıklar” olarak da kabul edilirler. Tanrı Freyr, Alfheim hükümdarı ve halkının lideridir.</p>

<p></p>

<h2><strong>Cüceler Diyarı: Svartalfheim</strong></h2>

<p>&nbsp;Cücelerin yaşadığı dünyadır. Svartalfheim mana olarak karanlık yerler anlamına gelmektedir. Cüceler demircilik ve taş işçiliği konusunda oldukça maharetli zanaatkarlardır. Asgard’ın Tanrıları onlardan pek çok güçlü hediye almıştır. Thor'un çekici ve onun eşi Sif'in altın saçları bu hediyelere örnektir.</p>

<p></p>

<h2>Ölüler Diyarı: Helheim</h2>

<p>Loki'nin kızı Hela tarafından yönetilir. Savaşta yiğitçe ölmeyen alçak ruhlar burada esirdir.&nbsp;Helheim, çok acımasız, soğuk bir yerdir.&nbsp;Buraya gelen hiç kimse bir daha asla neşe ve mutluluk hissetmez. Ragnarok'ta Hela bu ruhları saldırmaları için Asgard'a gönderecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/iskandinav-mitolojisindeki-diyarlar-ve-tanrilar</guid>
      <pubDate>Tue, 26 Oct 2021 21:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/thor.jpg" type="image/jpeg" length="30613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürrem Sultan portresi İngiltere'de açık artırmaya çıkacak! İşte portre için biçilen değer...]]></title>
      <link>https://habervakti.net/hurrem-sultan-portresi-ingilterede-acik-artirmaya-cikacak-iste-portre-icin-bicilen-deger</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/hurrem-sultan-portresi-ingilterede-acik-artirmaya-cikacak-iste-portre-icin-bicilen-deger" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürrem Sultan’ın 16. yüzyıl sonları veya 17. yüzyıl başlarında yapıldığı düşünülen portresi açık artırmaya sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’nin başkenti Londra’da müzayede evi Sotheby’s, Hürrem Sultan’ın 16. yüzyıl sonları veya 17. Yüzyıl başlarında yapıldığı düşünülen portresini, 27 Ekim’de açık artırmada satışa sunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eser için biçilen değer 100-150 bin Sterlin arasında.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/hurrem-sultan-portresi-ingilterede-acik-artirmaya-cikacak-iste-portre-icin-bicilen-deger</guid>
      <pubDate>Fri, 22 Oct 2021 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/hurrem-sultan.jpg" type="image/jpeg" length="74236"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AKM, Mimar Sinan operasıyla açılacak]]></title>
      <link>https://habervakti.net/akm-mimar-sinan-operasiyla-acilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/akm-mimar-sinan-operasiyla-acilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk operasının gurur sahnesinde "İstanbul silüetinin mimarı" anlatılacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - EDA ÖZDENER - İstanbul'daki Atatürk Kültür Merkezinin (AKM) Cumhuriyet Bayramı'nda yapılacak açılışında, Türk kültür ve sanatına damgasını vurmuş, İstanbul silüetini oluşturan Mimar Sinan'ı konu alan "Sinan" operası seslendirilecek.</p>

<p>Hareketli sahnesi, akustik performansı ve 2 bin 40 kişi kapasitesiyle Türk operasının "gurur binası" olarak inşa edilen salonun açılışı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın isteğiyle özel bir opera eseri hazırlandı.</p>

<p>Hasan Uçarsu'nun bestelediği eserin librettosunu Halit Refiğ'in aynı adlı senaryosundan hareketle Bertan Rona yazdı. Eseri İstanbul Devlet Opera ve Balesi sahneye koyacak, orkestrayı ise şef Gürer Aykal yönetecek.</p>

<p>Opera, 1538'de Sinan'ın Prut Nehri üzerine inşa ettiği köprüyle Kanuni Sultan Süleyman'ın dikkatini çekmesini, sonrasında aralarında gelişen dostluğu ve Sinan'ın birbirinden değerli eserlerinin ardındaki öykü ve olayları anlatıyor.</p>

<p>Dünya prömiyeri 29 Ekim'de yapılacak eser, 30 Ekim'de sanatseverlerle buluşacak. İki perde olarak hazırlanan eser, bu iki temsilde kesintisiz olarak izleyiciye sunulacak.</p>

<p><strong>&nbsp;"Atatürk'ten sonra ilk kez bir Cumhurbaşkanı opera siparişinde bulundu"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Fecir Alptekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sanatçıların kendi topraklarının, kültürlerinin ve tarihlerinin hikayeleri ve kahramanlarıyla ilgili eserler vermelerinin önemini vurguladı.</p>

<p>AKM'nin, bu opera evi için özel bestelenmiş yeni bir eserle açılmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2019 baharında Hasan Uçarsu'dan "Sinan" operasını bestelemesini istediğini anlatan Alptekin, "Atatürk'ün Adnan Saygun'a verdiği Özsoy Operası siparişinden sonra ilk kez bir Cumhurbaşkanı, yeniden opera siparişinde bulundu." dedi.</p>

<p>Alptekin, Sinan operasının, Kanuni Sultan Süleyman ile Mimar Sinan'ın dostluğu fonunda, Osmanlı'nın zaferlerini, büyük devlet olma geleneğini, manevi değerlerini, yaşanan dönemdeki kalkınma faaliyetlerini ele aldığını anlattı.</p>

<p>Eserin librettosunun Halit Refiğ'in filme çekilememiş bir senaryosundan hareketle yazıldığını hatırlatan Alptekin, "Halit Refiğ sağlığında eser filme çekilirse müziklerini Adnan Saygun'un yapmasını istemiş. Seneler sonra operaya uyarlanan bu eserin müziklerini Saygun'un geride bıraktığı en önemli öğrencisi Hasan Uçarsu yaptı. Bu da çok anlamlı." diye konuştu.</p>

<p>AKM gibi bir sanat merkezinin Türk sanatçılarının yazıp bestelediği bir eserle açılmasının değerli olduğunu vurgulayan Alptekin, "İstanbul’un bir parçası olan AKM'nin, Mimar Sinan'ın öyküsüyle kendi tarihimiz ve kahramanlarımızı anlatan yerli ve milli bir eserle açılması büyük anlam ve önem arz ediyor. Sinan hem İstanbul için bir nişane hem de evrensele uzanan bir tema." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>&nbsp;"Sinan ile aramda çağlar ötesine ulaşan bir duygudaşlık oluştu"</strong></p>

<p>Eserin bestecisi Hasan Uçarsu da esere ve besteleyiş sürecine ilişkin bilgi verdi. Bu toprakların eski çağlardaki seslerinden başlayıp Itri'den, Dede Efendi'den geçerek Cumhuriyet dönemi bestecileri ustası Adnan Saygun'un, Cemal Reşid Rey'in müziğine bağlanan, halk müzikleri, dini müzik, marş ve operet geleneğiyle genişleyen bir müzik anlayışına sahip olduğunu belirten Uçarsu, Sinan operasında da bu anlayışın yansımalarının duyulacağını söyledi.</p>

<p>Uçarsu, 2019 yazında Mimar Sinan hakkında yazılan çok sayıda kitap, oyun ve senaryo okuduğunu, Sinan'ın hatıralarını anlattığı Tezkiretü’l-Bünyan'da (Yapılar Kitabı) karşılaştığı "Ustamın eli altında, tıpkı bir pergel gibi bir ayağım sabit olarak, merkez ve çevreyi gözledim. Sonunda yine tıpkı bir pergel gibi yay çizerek, görgümü artırmak için diyarlar gezmeye istek duydum." ifadelerinden çok etkilendiğini anlattı.</p>

<p>Bunun, müzik anlayışını tanımlarken Sinan'dan bihaber, kendisinin de pergel metaforunu kullanmasından kaynaklandığına işaret eden Uçarsu şunları söyledi:</p>

<p>"Sinan'ın bu sözünü okuyunca aramızda yaklaşık 450 yıl fark olmasına rağmen Sinan ile düstur ve fikir olarak aynı konumda olduğumu gördüm. Bizler modern çağın insanları özellikle yoğun teknolojik gelişmelerin tesiriyle kendimizi önceki zamanlardan daha üstün, daha gelişmiş olarak algılıyoruz. Buna rağmen zihnimiz, fikir üretimimiz, hayata bakışımız, insanı ve hakikati kavrayışımız açısından çoğu zaman çok daha sığ durumda olduğumuzun pek de farkında olamayabiliyoruz."</p>

<p>Uçarsu, aynı benzetmeyi Sinan'ın 4,5 asır önce yaptığını fark etmesinin, Mimar Sinan ile fikri anlamda çok güçlü gönül bağları kurmasına neden olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"O andan başlayarak besteleyeceğim Sinan operasının kaderinin tümden değiştiğini fark ettim. Sinan'ı çok daha farklı bir boyutta kendi içimde algıladım, yaşadım ve yaşattım. Sinan ile aramda çağlar ötesine ulaşan bir duygudaşlık oluştu. Eserin bestelenme aşamasında bu duygusal bağ çok daha gelişip derinleşti. Neredeyse onunla tek vücut haline geldim."</p>

<p><strong>&nbsp;"Nice güzel eserin yeniden milli bir şuurla ele alınacağı sürecin işaret fişeği"</strong></p>

<p>Uçarsu AKM'nin bir Türk bestecisinin özgün eseriyle açılmasına da değindi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1934'te İran Şahı Rıza Pehlevi'nin Türkiye'yi ziyareti nedeniyle Adnan Saygun'a ilk Türk operası olan Özsoy'un bestesini emanet ettiğini hatırlatan Uçarsu şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Aradan geçen 85 yıl içinde Cumhurbaşkanlığı makamı katında bu toprakların besteciliğine duyulan güvenin nişanesi olarak böylesine anlamlı, tarihi açılışa uygun yeni bir eser bestelenmesi öngörüsünün 21. yüzyılın başında müzik sanatımıza ve müziğe bakışımıza yeni bir hamle, şevk ve soluk getireceğini düşünmekteyim. İşte tam da bu nedenle bu çok onurlu ve bir o kadar da güç ve sorumluluk isteyen vazifeyi kabul ettim. Bu fikri kararlılığı özellikle Türk operasının ve besteciliğinin bir kez daha güçlü bir silkinişle, kendine has yepyeni müziklere doğru kanatlanacağı ve ayrıca yıllardır seslendirilmeyi bekleyen nice güzel eserin de yeniden milli bir şuurla ele alınacağı sürecin işaret fişeği olarak değerlendiriyorum. Yeni AKM’nin yeni bir Türk eseriyle telif bir eserle açılması bu toprakların sesine ve besteciliğine güvenin 21. yüzyıldaki işaretidir."</p>

<p><strong>&nbsp;"Sanatlarıyla tüm engellerin üstesinden gelebildikleri için Sinanlar Sinan olmuştur"</strong></p>

<p>Uçarsu, operadaki olay ağının en gergin noktasının Süleymaniye'nin yapımı sırasında Sinan ve sanatı hakkında ortaya dökülen tezvirat olduğuna dikkati çekerek bazı kişilerin Mimar Sinan hakkında Sultan Süleyman'a kötü niyetli dilekçeler yazdığını, caminin inşaatında sıkıntılar olduğu iftirasında bulunduğunu anlattı.</p>

<p>Bu tür tezviratın hala evrensel bir insanlık sorunu olduğunu dile getiren Uçarsu, "Vasat, sınırlı kişiler, yüce ruhların engin duyuşlarını, gaybın kapılarını zorlayan gayretlerini her zaman kendi sığ zeminlerine çekmek için nafile yere çırpınıp dururlar. Her ne kadar ilk anda engeller, zorluklar çıkarsalar da zaten tüm bu engellerin, zorlukların üstesinden ellerindeki tek güç olan ilimleri ve sanatlarıyla gelebildikleri için Sinanlar Sinan olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/akm-mimar-sinan-operasiyla-acilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 22 Oct 2021 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/akm.jpg" type="image/jpeg" length="54236"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kompozitör ne demektir? TDK'ye göre anlamı]]></title>
      <link>https://habervakti.net/kompozitor-ne-demektir-tdkye-gore-anlami-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/kompozitor-ne-demektir-tdkye-gore-anlami-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kompozitör ne demektir? TDK'ye göre anlamı... Kompozitör kelimesinin kökeni nedir? Kompozitör kelimesiyle örnek cümle...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kompozitör ne demektir?&nbsp;TDK'ye göre anlamı</strong></p>

<p>Müzik eseri besteleyen kimse, besteci</p>

<p></p>

<p><strong>Kompozitör kelimesiyle örnek cümle:</strong></p>

<p><strong>&nbsp; </strong><em>"Kompozitöre de koreografi yazdırması beklenebilirdi ama yazdırmadı."</em><strong>&nbsp; (Haldun Taner)</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kompozitör kelimesinin kökeni nedir?</strong></p>

<p>Kelime dilimize Fransızcadaki <strong>"compositeur"</strong> kelimesinden geçmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/kompozitor-ne-demektir-tdkye-gore-anlami-1</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Oct 2021 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/kompozitor.jpg" type="image/jpeg" length="10772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz'in dibinden 900 yıllık Haçlı kılıcı çıkardı]]></title>
      <link>https://habervakti.net/akdenizin-dibinden-900-yillik-hacli-kilici-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/akdenizin-dibinden-900-yillik-hacli-kilici-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrailli bir dalgıç, Hayfa yakınlarındaki Carmel sahilinin dibinde 900 yıllık Haçlı kılıcı buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrailli bir dalgıç Akdeniz'in dibinde 900 yıllık Haçlı kılıcı buldu.</p>

<p>30 santimetrelik kabzası bulunan 1 metre uzunluğundaki kılıç Hayfa yakınlarındaki Carmel sahilinde deniz dibinden çıkarıldı.</p>

<p>İsrail Tarihi Eserler İdaresi'nden yapılan açıklamada bir haçlı şövalyesine ait olduğunu düşünülen nadir kılıcın son derece iyi bir durumda olduğu vurgulandı.</p>

<p>Sahip olduğu doğal koylarla tarih boyunca fırtınalı havalarda denizcilerin sığınağı olan Carmel sahilinin ticaret gemilerinin uğrak noktası olduğu belirtilen açıklamada bu canlılık sayesinde bölgenin tarihi eserler bakımından da oldukça zengin olduğu ifade edildi.</p>

<p>Kılıcın bulunduğu bölgede bulunan gemi çıpalarının 4 bin yıl önce geç bronz çağında dahi kullanıldığına dair işaretler olduğu da belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihi Eserler İdaresi tarafından haziran ayından beri izlendiği vurgulanan açıklamada deniz tabanındaki kumların sürekli hareket halinde olması nedeniyle kalıntıların her zaman farkedilemediği belirtildi.</p>

<p>Kılıcı bulan dalgıcın tekrar kaybolma ya da çalınma riski nedeniyle yerinden alınarak Tarihi Eserler İdaresine teslim ettiği açıklanırken dalgıca da iyi vatandaş nişanı verildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/akdenizin-dibinden-900-yillik-hacli-kilici-cikardi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Oct 2021 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/hacli-kilici-israil.jpg" type="image/jpeg" length="77798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haydarpaşa Garı'ndaki arkeolojik kazılar sayesinde Kadıköy'ün tarihi baştan yazılacak!]]></title>
      <link>https://habervakti.net/haydarpasa-garindaki-arkeolojik-kazilar-sayesinde-kadikoyun-tarihi-bastan-yazilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/haydarpasa-garindaki-arkeolojik-kazilar-sayesinde-kadikoyun-tarihi-bastan-yazilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadıköy'ün tarihi Haydarpaşa Garı'nda yaklaşık 3 yıldır devam eden arkeolojik kazılarda elde edilen kalıntılar M.Ö. 5. yüzyıldan başlayarak tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antik kaynaklarda 'Khalkedon' yani 'Körler Ülkesi' olarak tanımlanan Kadıköy'ün tarihi Haydarpaşa Garı'nda yaklaşık 3 yıldır devam eden arkeolojik kazılarda elde edilen kalıntılar M.Ö. 5. yüzyıldan başlayarak tarihe ışık tutuyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın ortak yürüttüğü, Haydarpaşa Tren Garı'nın hemen arkasındaki 300 dönümlük arazide gerçekleştirilen kazılarda Klasik dönem, Helenistik, Bizans, Roma, Osmanlı ile Cumhuriyet dönemlerine ait kalıntılar elde edildi.</p>

<p>Garın arkasında bulunan peronlar, menfez, İbrahimağa ve İbrahimağa manevra bölgelerini içine alan alanda yürütülen çalışmalarda ortaya çıkan buluntularda antik şehre ait önemli ipuçları da elde edildi.</p>

<p><img alt="Haydarpaşa kazı 1" class="img-fluid " src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/10/haydarpasa-kazi-1.jpg" style="width: 667.986px; height: 375.625px;" / width="1120" height="630"></p>

<p>13 Mayıs 2018 yılından bu yana devam eden çalışmaları ve elde edilen kalıntıları AA ekibi görüntüledi.</p>

<p>İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Rahmi Asal, tren istasyonunun arkasında bulunan alanda çalışmaları titizlikle yürüttüklerini belirterek, büyük bir ekiple çalıştıklarını dile getirdi.</p>

<p><strong>"Haydarpaşa Garı bir ören yeri havasına büründü"</strong></p>

<p>"İstanbul için çok özel bir alan ortaya çıkarıldı." diyen Asal, şöyle devam etti:</p>

<p>"Haydarpaşa Garı'nın arkası neredeyse bir ören yeri havasına büründü. Çalıştığımız alan bugünkü Kadıköy'ün antik dönemdeki adı olan Khalkedon'un batı limanı içinde. Çok önemli kalıntı ve buluntulara rastlandı tabii. Bunlardan biri opus sectile döşemeli özel bir konut. Hamamıyla birlikte değerlendirdiğimiz bir şey. M.S. 5. yüzyıla tarihleniyor. Azize Bassa Kilisesi (Sainte Bassa Kilisesi) diye antik kaynaklarda da modern araştırmacıların yayınlarında da geçen, Bizans dönemi için önemli bir kalıntı. Onun bir bölümüne rastladık. Apsisinin içinde çoklu, yaklaşık 28 bireyin gömüldüğü bir toplu mezar ortaya çıkarıldı. Helenistik döneme ait bir platform, muhtemelen bir mezar anıtına ait kaide ortaya çıkarıldı hemen yanında bir lahitle beraber. Bununla birlikte çok sayıda küçük buluntu elde edildi. Özellikle İstanbul için gerçekten inanılmaz bir rakam olan yaklaşık 12 bin sikke, altın, gümüş, bronz sikke elde edildi ki bunların içerisinde en önemlisi de M.Ö. 5. yüzyıla tarihlenen Kadıköy'ün ilk sikkelerinden bir tanesi tespit edildi. Daha öncesinde var olan buluntulardan biri ama burada, kazıda ilk kez. Normal arkeolojik kazıda ortaya çıkması bilgi vermesi açısından önemli. Çok sayıda amfora, kandil ve günlük yaşama ait buluntular elde edildi."</p>

<p><img alt="Haydarpaşa kazı 2" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/10/haydarpasa-kazi-2.jpg" style="width: 644.983px; height: 362.986px;" / width="1120" height="630"></p>

<p><strong>En yüksek kazı 2 metre</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>M.Ö 5. yüzyıldan Kalkhedon'un ilk kent sikkelerinden birinden başlayarak günümüze kadar kesintisiz bilgiler elde edildiğini vurgulayan Asal, "Klasik dönem, Helenistik dönem, Bizans dönemi, Roma dönemi, Osmanlı dönemi ve geç Osmanlı dönemine ait, hatta erken Cumhuriyet dönemine ait kalıntıları burada tespit ettik. Yani kesintisiz kronolojik bir yerleşme dönem dönem de olsa var. Şu anda alanın doğal kodu tren istasyonlarının peronlarının ve rayların hemen başladığı koddan, kimi yerde yaklaşık 2 metreye, kimi yerde 30-40 santimetreye indik. Her döneme ait burada yoldan, hamama, bir küçük konuta... Bir saray kalıntısından bir ayazmaya ait kalıntılar ortaya çıkarıldı. En yüksek kazımız 2 metre civarında." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Asal, "Bahsettiğim sikke çok önemli. Helenistik döneme ait mezar anıtı; platformu, kaidesi çok önemli. Toplu mezar Azize Bassa Kilisesi'nin kalıntısı çok önemli. Sikkeler çok önemli. Çoğunlukla erken Bizans dönemine ait kalıntılara rastlıyoruz. Bunları zaman zaman dönemi içinde veya sonrasında kesen orta Bizans'a, geç Bizans'a kadar, hatta Osmanlı dönemine ait yapılaşma var. " dedi.</p>

<p><img alt="Haydarpaşa kazı 3" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/10/haydarpasa-kazi-3.jpg" style="width: 667.986px; height: 375.625px;" / width="1120" height="630"></p>

<p><strong>"Arkeolojik kazılar için bir tarih vermek çok da mümkün değil"</strong></p>

<p>Bu tür kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın hedefleyip, planlayıp yaptığı kazılar olmadığını, burada Ulaştırma Bakanlığı'nın bir projesine bağlı olarak çalıştıklarını aktaran Asal, "Daha çok da o projenin bizi yönlendirdiği ya da çıkan arkeolojik kalıntılara göre bizim projeyi yönlendirdiğimiz bir süreç yaşanıyor. Yaklaşık 3 yıldır burada çalışıyoruz. Şu anda yeni bir proje üzerinde, çıkan arkeolojik kalıntıları da değerlendiren ve projenin içine katan yeni bir proje çalışmasının devam ettiğini biliyoruz. O proje önümüzdeki günlerde bizim önümüze gelecek. Biz de Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü olarak bu konudaki kazı sonuçlarımızı, değerlendirme raporumuzu Koruma Bölge Kurulu'na ileteceğiz. Orada bu konu değerlendirilecek. Ona göre de önümüzdeki süreç şekillenecek. Açıkçası arkeolojik kazılar için bir tarih vermek çok da mümkün değil." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Gar işlevini devam ettirmeli"</strong></p>

<p>Haydarpaşa Garı'nın kentin en sembolik eserlerinden, yapıtlarından biri olduğunu belirten Asal, hem arkeologların, hem sanat tarihçilerinin hem de vatandaşların önceliğinin Haydarpaşa Garı olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>"Gar işlevini devam ettirmeli. Arkeolojik kalıntılarımızı da buna entegre etmeliyiz. En doğru tanımı bu şekilde yapabiliriz." diyen Asal, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Sadece Kadıköy'den bahsetmeyeceğim. Bugünün İstanbul'undan bahsedelim, 800 bin yıllık geçmişi olan bir şehir. Yani Yarımburgaz Mağaraları, Fikirtepe, Yenikapı, Yunan, Roma, Bizansıyla kentin ne kadar kıymetli olduğunu, neresine bir kazma vurursanız vurun insanlık tarihine çok önemli tarihi ve kültürel bilgiler, veriler sunan bir şehir olduğunu bu kazılardan da anlamaya başladık. Kadıköy özelinde konuşursak; Kadıköy için antik kaynakların verdiği bilgiler dışında arkeolojisi ve sanat tarihi ile ilgili bilgimiz ne yazık ki azdı. Bu kazılar somut arkeolojik belgelerle Kadıköy tarihini yeniden yazıyor, oluşturuyor diyebiliriz."</p>

<p>İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü olarak hemen hemen her yıl İstanbul'da irili ufaklı 300 civarı kazı çalışması gerçekleştirdiklerini de aktaran Asal, çok yoğun bir tempo içinde çalıştıklarını, bakanlığın ve genel müdürlüğün de desteğiyle çalışmalarını başarıyla sürdürdüklerini kaydetti.</p>

<p>Kazıların belli bir aşamaya geldiğini de söyleyen Asal, "Artık bu alanda kazılarla beraber kalıntıların korunmasına yönelik çalışmaları da başlatmamız gerekiyor. Biz şu an ona odaklanmış durumdayız. İşçi olarak salgında sayımız düştü. 100 civarında oldu, ara vermek durumunda kaldık. Sonra 400 işçiye ulaştık. 15 ile 20 arasında değişen arkeologla da çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.</p>

<p><strong>Azize Bassa Kilisesi</strong></p>

<p>Azize Bassa Kilisesi'ne ait mimari kalıntılar hakkında da bilgi veren Rahmi Asal, "Kalıntının apsidal bir parçası duruyor. O bölümde bugüne kadar en yüksek sayıdaki, 28 bireye ait iskelet kalıntısına rastladık. Aynı döneme ait içi mermer kaplı bir mezara rastladık. Muhtemelen bunun da M.S. 6. yüzyıla ait olduğunu düşünüyoruz, erken Bizans dönemi. İçinde 8 bireye ait iskelet elde edildi. Bunlardan 3 tanesi belgelenip kaldırıldı. İkisinin erkek birey olduğu belirlendi. Diğer 5 tanesinin çalışmaları, arkeolog arkadaşlarımız tarafından devam ettiriliyor. Hastalıkları, ölüm şekilleri, yaşları, cinsiyetleri ile ilgili bilgiler elde edilecek. Ölü hediyesine, mezar hediyesine denk gelirsek tarihlendirme anlamında da daha kesin bir bilgi vermek mümkün olacak." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>"Bu şekliyle ilk kez rastladım"</strong></p>

<p>Kazı çalışmaları sırasında en son ortaya çıkarılan mekanlardan birinin M.S. 5-6. yüzyıla ait taş tuğla örgülü bir yapı kalıntısı olduğunu aktaran Asal, sözlerini, "Peronların kaldırılmasıyla ortaya çıktı. Duvar dibine yapılmış olan ocaklar ve maden ergitme potaları... Muhtemelen burayı bir ergitme atölyesi olarak kullanıyorlardı. İstanbul'da 30 yıldır arkeolojik kazılarda bulunuyorum. Bu şekliyle ilk kez rastladım. Potaların büyüklüğü, yapının bugüne kadar sağlam ulaşması enteresan. Malzeme analizleriyle birlikte dönemiyle ilgili bilgiye ulaşacağız." diye tamamladı.</p>

<p>AA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/haydarpasa-garindaki-arkeolojik-kazilar-sayesinde-kadikoyun-tarihi-bastan-yazilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Oct 2021 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/haydarpasa-kazi-4.jpg" type="image/jpeg" length="61513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatih Sultan Mehmet’in fermanı Londra'da açık artırmaya çıkıyor!]]></title>
      <link>https://habervakti.net/fatih-sultan-mehmetin-fermani-londrada-acik-artirmaya-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/fatih-sultan-mehmetin-fermani-londrada-acik-artirmaya-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı Devleti’nin en büyük padişahlarından olan Fatih Sultan Mehmed Han’ın fermanı Londra’da açılış fiyatı bir milyon liradan satışa çıkarılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Osmanlı </strong>Padişahı <strong>Fatih Sultan Mehmed Han</strong>’a ait Hicri 866 tarihli ) ferman <strong>Londra</strong>’da müzayedeye çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Osmanlı İmparatorluğu'nun yedinci padişahı olan Fatih Sultan Mehmed Han tarafından Vezir-i Azam Zağanos Paşa’nın imaretleri için verdiği Hicri 866 tarihli ferman, İngiltere’nin başkenti Londra’da açık artırmaya çıkarılacak</p>

<p>Arapça el yazısı, siyah mürekkep ile Bismillah kelimesiyle başlayarak yazılan ferman, 21 Ekim’de Londra’da Exceptional Islamic Ottoman &amp; Indian Art Sale” adlı müzayede 80 bin paund (980 bin TL) açılış fiyatıyla açık artırma yöntemiyle satışa sunulacak</p>

<p><strong>1-10 Cemaziyelevvel 866 (01-10 Şubat 1462) tarihindeki fermanda yazılanlar kısaca şöyle:</strong><br />
<br />
Ferman Zağanos Paşa’nın Balıkesir’de yaptırdığı imaret için Saruhan Sancağı’na bağlı Danişmendli, Süleymanlı Büyük Meder, Küçük Meder, Maracaviran, Numanlı köyleri ile Balıkesir’e bağlı At ve Türkeli köyleri ile yine Balıkesir’de Bakırcılar ve Mellahlar çarşısında vakfettiği dükkanların Fatih tarafından koruma altına alındığı ilan ediliyor. Ferman da tanık olarak Kirmastı Kadısı, Beytülmal Müfettişi, Evkaf Nazırı, Mihaliç ve Balıkesir Kadıları’nın da onayları var.</p>

<p><img class="" height="751" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/10/image-150.png" width="440" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/fatih-sultan-mehmetin-fermani-londrada-acik-artirmaya-cikiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Oct 2021 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/07/fatih-sultan-mehmed-ii-mehmed.jpg" type="image/jpeg" length="47682"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Amsterdam'da "Sultan'dan Kraliçe'ye" piyano dinletisi]]></title>
      <link>https://habervakti.net/amsterdamda-sultandan-kraliceye-piyano-dinletisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/amsterdamda-sultandan-kraliceye-piyano-dinletisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AMSTERDAM (AA) - Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Amsterdam Ofisi'nde "Sultan'dan Kraliçe'ye" piyano dinletisi gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YEE Amsterdam Ofisi tarafından düzenlenen ve müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği programa Türkiye'nin misyon temsilcileri de katıldı.</p>

<p><img alt="20211008_2_50361687_69472927" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/10/20211008-2-50361687-69472927.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="900"></p>

<p>Programda, Yıldız Teknik Üniversitesinden Doç. Dr. Evren Kutlay tarafından, 2. Abdülhamid'in birçok müzisyene hazırlattığı düşünülen albümdeki eserler icra edildi.</p>

<p><img alt="20211008_2_50361687_69472928" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/10/20211008-2-50361687-69472928.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="900"></p>

<p>AA muhabirine açıklamalarda bulunan müzikolog Doç. Dr. Kutlay, yaptığı araştırmalarda Romanya Kraliçesi Elizabeth'in bir piyanist olduğunu tespit ettiğini, 1876 tarihli albümün 2. Abulhamid tarafından Elizabeth'e hediye edildiğini düşündüğünü kaydetti.</p>

<p><img alt="20211008_2_50361687_69472929" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/10/20211008-2-50361687-69472929.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="900"></p>

<p>2. Abdulhamid'in dünya müziğindeki gelişmeleri yakından takip eden ve diplomaside sanatı çok iyi kullandığını belirten Kutlay, Abdulhamid'in aynı zamanda iyi bir piyanist olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="20211008_2_50361687_69472930" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/10/20211008-2-50361687-69472930.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="900"></p>

<p>Kutlay, iki bölümden oluşan albümün ilk bölümünün Osmanlı marşlarından ikinci bölümünün ise Batıya uyarlanmış Türk müziklerinden oluştuğunu belirtti.</p>

<p><img alt="20211008_2_50361687_69472931" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/10/20211008-2-50361687-69472931.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="900"></p>

<p>Albümde yer alan eserlerin bir kısmının ilk Müslüman nota basımcısı Hacı Emin Efendi'ye ait olduğunu dile getiren Kutlay, Muzika-yı Humayun'un direktörlerinden Dede Efendi'nin torunu Rıfat Bey'in Sultan 5. Murad ve 2. Abdulhamid için bestelediği duaların da eserde yer aldığına dikkati çekti.</p>

<p><img alt="20211008_2_50361687_69472932" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/10/20211008-2-50361687-69472932.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="900"></p>

<p><strong>Eser Hollanda'da ortaya çıktı</strong></p>

<p>Türk ve Arap Dünyası Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Mehmet Tütüncü tarafından Hollanda'da bir müzayedede rastlanan 1876 tarihli albümün, Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamid'e ait olduğu düşünülüyor.</p>

<p>Tütüncü, albümü satan firmadan eserin 2. Abdülhamid tarafından Carmen Sylvia adıyla bilinen Romanya Kraliçesi Elizabeth'e hediye edildiğini öğrendiğini kaydetti.</p>

<p>Tütüncü, eserin Hollanda'ya gelişini ise <strong>"Daha sonra Kraliçe eseri hizmetkarı ve sırdaşı olan Euphrosine de Gradisteano'ya hediye etmiş. Belçikalı bir asilzade ile evlenen Gardisteano'nun ölümünden sonra albüm, 100 yıl Gradisteano ailesi tarafından muhafaza edilmiş ve 2018'de Hollandalı bir koleksiyoncu tarafından satışa sunuldu."</strong> sözleriyle anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>12 parçanın notalarından oluşan eseri satın alan YEE Amsterdam Direktörü Abdullah A. Altay ise eserlerin ilk defa seyirci önünde icra edilmiş olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/amsterdamda-sultandan-kraliceye-piyano-dinletisi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Oct 2021 08:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/20211008-2-50361687-69472926.jpg" type="image/jpeg" length="96287"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İznik'te, son 100 yılın en büyük keşfi yapıldı!]]></title>
      <link>https://habervakti.net/iznikte-son-100-yilin-en-buyuk-kesfi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/iznikte-son-100-yilin-en-buyuk-kesfi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İznik'te 100 yılın keşfi olarak nitelendirilen gölün içerisindeki bazilikanın ardından 1500 yıllık olduğu değerlendirilen bir bazilika da zeytinlikte bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa'nın İznik ilçesinde SİT alanı ilan edildikten sonra 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1 milyon 50 bin liraya kamulaştırılan zeytinlik alanda bir süredir kazı çalışması yapan arkeologlar tarihe ışık tutacak yeni bir bazilika keşfetti. Zeytin tarlasında onlarca mezardan oluşan 2 bin 200 yıllık lahitler ve 1500 yıllık olduğu düşünülen bazilika bulundu. Definecilerin bölgeyi 1989 yılından bu yana talan ettiği de ortaya çıktı.</p>

<p>100 yılın keşfi olarak nitelendirilen İznik gölünün tabanındaki bazilikanın ardından 2. bir bazilikayı da zeytinlik alanda bulduklarını ilk kez açıklayan arkeologlar, bölgenin Nekropark alanına dönüştürüleceğini söyledi.</p>

<p>2019 yılından bu yana Hisardere Nekrepolü'ndeki kazı çalışmalarının Bilimsel Koordinatörlüğünü üstlenen Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Üyesi Doç. Dr. Aygün Ekin Meriç; M.Ö. 2. yüzyılda inşa edildikleri tahmin edilen lahitlerin içerisinden çıkan mumyalanmış 2'si bayan biri erkek cesedinin müzeye kaldırıldığını söyledi.<br />
Meriç; lahitlerden birinin bu güne kadar zarar görmeden korunduğunu; bir diğerinin ise içerisinden 2008 yılına ait bir şu şişesi kapağının çıktığını, muhtemelen bu yıllarda defineciler tarafından patlatılıp içerisinin açıldığını söyledi. 2016 yılından bu yana Hisardere Nekrepolü'nden 6 adet lahit çıkarıldığını ifade eden Meriç, bölgede yaklaşık 1,5 dönümlük alanda 2. bir bazilika keşfettiklerini söyledi.<br />
UNESCO'nun Dünya Mirası geçici listesine dahil ettiği Bursa'nın İznik ilçesinde toprağın altından tarih fışkırmaya devam ediyor. İlk kez 1989 yılında defineciler tarafından yapılan kaçak kazılarla birlikte ortaya çıkan Hisardere Nekrapolü'nde 2016 yılında yine defineciler tarafından yapılan bir kaçak kazı sırasında 45 yaşlarında Romalı bir askere ait lahit ortaya çıktı. İçerisi su kaplı lahit restüte edilip korunmaya alındı. Kaçak kazılar devam edince Alan Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 1992 yılında I. Derecede Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edildi. Kaçak kazıların önüne geçmek için 2018 yılında harekete geçen Kültür ve Turizm Bakanlığı zeytin ağaçları ile kaplı alanı 1 milyon 50 bin liraya kamulaştırdı.</p>

<p>2019 yılında bölgede başlatılan bilimsel kazılarda Nigrenieve ve Astyrist isminde anne ve kızına ait bir lahit daha bulundu. Bu lahitide çıkaran ekipler İznik Müzesi'ne kaldırdı. O yıl devam eden kazılarda ise lahitin üst kısmında bulunan 4'üncü ve 5'inci yüzyıllara ait mozaik bulundu. 2021 yılında çalışmalara hız veren ekipler mozaiğin devamına ulaşıp zeytinlik bölgede oldukça geniş bir alana yayıldığını belirledi.<br />
Yapılan kazı çalışmalarında duvar ve kapı girişlerini de ortaya çıkaran arkeologlar, yapının 100 yılın keşfi olarak bilinen İznik gölü tabanındaki bazilikanın ardından 2. bir bazilika olduğunu belirledi. Son bir aydır bazilikanın duvar kısımlarında kazı yapan ekipler bir birine çok yakın konumlanan Roma dönemine ait M.S. 2'inci yüzyılda yapılmış 2 ayrı lahde daha ulaştı. Etrafları Eros kabartmaları ile süslenmiş gösterişli lahitler vinç yardımıyla bulundukları yerlerden alınıp konteynerlere yüklenerek İznik Müzesi'ne götürüldü.</p>

<p>Gölün altındaki bazilikanın ardından 2. bir bazilika bulduklarını ilk kez açıklayan Doç. Dr. Aygün Ekin Meriç, "4'üncü ve 5'inci yüzyıla ait bir bazilika, Geç bizans dönemine ait bu bazilikaların avlularında bu şekilde mozaikler olduğunu biz biliyoruz. 30x50 boyutlarında olduğu tahmin edilen bazilika çok geniş bir alana yayılıyor. Bu bazilikalar genelde mezarlıkların bulunduğu alanlara kurulan kutsal mekanlar oluyor. Bu bazilikada küçük bir yazıt tespit ettik. Mozaiğin üzerinde bayan epiteti var. Yani bazilika bir bayana hitafen yaptırılmış. Bazilikanın planını önümüzdeki dönem yapacağımız kazılarla ortaya çıkaracağız. Bu dönemdeki bazilikaların aşağı yukarı hepsi aynı. 2021 yılında yaptığımız çalışmalarda ortaya çıkardığımız bu iki lahit bizi çok mutlu etti" dedi.</p>

<p><strong>"N" harfi şehre ismini veren imparator karısı "Nike" mi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazilikanın avlu kısmında üzerinde tamamen geometrik yapılar ve 5'inci yüzyıla ait bezemelerden ve motiflerden oluşan mozaik olduğunu belirten Meriç, "bazilikanın ismi "N" harfi ile başlayan bir kadın için yapıldığını söyledi. Sıradan bir kadın için bazilika yapılmayacağının da altını çizen Dr. Meriç, "Bu dönemde kadınlar için yapılmış bazilikaların var olduğunu biliyoruz. Antik kaynaklarda bilgisi var. Bu kadın belki soylu bir kadın, çok varlıklı bir kadın olabilir. Bu yapının sponsoru olmuş olabilir. Şuan elimizdeki bilgiler ilk verilere göre derlenen bilgiler ele geçirilen kalıntılar üzerinde çalışıldıktan sonra daha sağlıklı bilgiler vermeyi umut ediyoruz diye konuştu. İznik Müze Müdürü Arkeolog Ahmet Türkmenoğlu ise Hisardere Nekrapol alanında 2021 yılı içerisinde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 2 adet lahit ve bazilika yapısına rastladıklarını söyledi. Daha önce çıkarılan lahitlerin müzede teşhir edildiğini belirten Türkemoğlu, "1999-2018 yılları arasında kaçak kazılar yoluyla dört lahit (Gregorios Lahdi, Tanrılar Lahdi, Antigonos Lahdi ve Nigrenie ve Kızı Astyrist ‘in Lahdi) çıkarılmaya teşebbüs edilmiştir. 2018 yılında Hisardere alanı Bakanlığımız tarafından kamulaştırılmış ve bilimsel kazılara başlanmıştır. 2019 yılında başlayan sistemli kazılarda lahitler dışında İznik’e özgü aile mezarları olan “Terrakota Plaka Çatılı Oda Mezarlara” rastlanmıştır. 2021 yılı çalışmalarında orta nefi mozaik döşemeye sahip bir bazilika ve iki adet Eros bezemeli lahit ortaya çıkarılmıştır. İznik Arkeoloji Müzesi inşaatı tamamlandığında bütün lahitler oluşturulacak bir lahitler salonunda sergilenecektir. İlerleyen dönemlerde hazırlanacak bir proje ile alanının bir “Nekropark” olarak düzenlenmesi düşünülmektedir. Nekropol alanı 24 saat güvenlik kameralarıyla izlenmekte ve İznik Jandarma Komutanlığı tarafından denetlenmektedir" diye konuştu.</p>

<p><strong>Şehre ismini veren "Nike"</strong></p>

<p>M.Ö 4. Yüzyılda İskender’in komutanlarından Antigones’in bölgede hakimiyet kurup bölgeyi ele geçirmesiyle, kendi isminden de yola çıkarak “ Antigonia” adını kente vermiştir. Büyük İskender’in valilerinden biri olan Lysimakhos, Antigones ile girdiği savaş sonunda zaferle ayrılmış ve kente hakim olmuştur. Kenti himayesine alan Lysimakhos, eşinin isminden (Nike) esinlenerek kentin adını “Nikaia” olarak değiştirmiştir. Helenistik kültürün etkisi azalınca Bithinya krallığının hakimiyetine girmiştir. Bithinya kralı Nicomedes’in vasiyeti üzerine Roma idaresine geçen şehir, 123 yılında şiddetli depreme maruz kalmış ve harabeye dönmüştür. Roma imparatoru Hadrianus tarafından yeniden inşa edilmiştir. Bundan dolayı da Hadrianus şehrin iki kurucusundan biri olarak bilinmektedir.</p>

<p><strong>Son 100 yılın en büyük keşfi</strong></p>

<p>Tarihi M.Ö. 4. yüzyıla uzanan, Bithynia, Selçuklu, Roma ve Osmanlı gibi pek çok medeniyete ev sahipliği yapan İznik`te, 2014 yılında havadan çekilen fotoğraflar sayesinde, İznik gölü içerisinde 2 bin yıllık bazilika olduğu ortaya çıkmıştı. 740 yılında yaşanan depremde göl sularına gömülen bazilika, 2014 yılının en önemli keşifleri arasında gösterildi. Aziz Neophytos'un adına inşa edildiği belirlenen bazilika göl sularının çekilmesiyle zaman zaman yüzeye çıkıyor. Gölün ardından Zeytinlik alanda ortaya çıkarılan 1,5 dönümlük alana kurulu yeni bazilika İznik'in yeni Göbeklitepe olma yolunda hızlı adımlarla ilerlemesine sebep olacak gibi duruyor.</p>

<p><strong>Alanda bulunan lahitler</strong></p>

<p>Gregorios Lahdi: 1999 yılında bulunan lahdin klinesinde Gregorius ve karısı betimlenmiş. Sanduka bölümünde aile üyelerinin günlük yaşamından hikâyeler bulunuyor.<br />
Tanrılar Lahdi: 2015 yılında kaçak kazılar sonucu bulunmuş lahit Dokimeiontipinde bir sütunlu lahittir. Üzerinde yüksek kabartma olarak Troia Savaşı temalı sahne işlenmiş. Figürlerde Akhileus, Patraklos, Briseis, Eroslar, Narkissos, Satirler bulunuyor. Antigones Lahdi: Lahit, çerçeveli lahit tipindedir ve 45-50 yaşlarında ölen Antigonos’a ait. Antigones üç kat yün bir kefene sarılmış. Özellikle el ve ayakların kefen içindeki formu bozulmamış. Baş altındaki ahşap yastığı ve gövde altındaki ahşap yatağının bir kısmı da korunmuş. Yazıtında eşi Arete’nin ağzından bir ağıt bulunuyor. "Ben üzgün Arete, Bütün benliğimle Antigones’in mezarı başından sesleniyor, Üzüntüden saçlarımı yoluyor ve duygularımı ağlayarak gösteriyorum."<br />
Nigrenieve Kızı Astyrist ‘in Lahdi: Lahtin üzerinde daha geç dönemde yapılmış mezarı açmak için kaldırılan M.S. 4'üncü - 5'inci yüzyıllara tarihlenen bir mozaik zemin bulundu. Bu mozaik İznik Müze’sinde korunuyor</p>

<p>Sandık tipindeki lahitin içinde yazıtından bir anne ve kızına ait olduğu anlaşılan 30-45 yaşlarında ve 25-30 yaşlarında iki kadın birey bulunuyor. Bireyler keten, yerel yün ve ipekten oluşan kefene sımsıkı sarılmış bir şekilde formları hiç deforme olmadan bulundu. Lahitteki yazıtta ise Ben, Astyris (bu) lahdi çok sevgili annem Nigreine ve kendim için satın aldım" ifadeleri yer alıyor.</p>

<p><strong>Terrakota plaka çatılı oda mezarlar</strong></p>

<p>2019 yılındaki kazı çalışmalarında sadece İznik’e özgü olan ve hiçbir yerde benzerine rastlanmayan terrakota plaka çatılı oda mezarlara rastlandı. Aile mezarları olarak kullanılmış mezarların bazılarının içerisinde 14’e kadar çıkan birey sayısı bulundu. Pişmiş toprak plakalarla örtülü mezarların içleri ve kapaklar renkli boyalarla süslendi. 2021 yılı kazı çalışmalarında bir Bazilika yapısı ve Eroslu iki lahit bulundu.</p>

<p>Eroslar; ayakta, ellerinde çeşitli nesneler taşırken, birbirlerine sarılır ve güreşir biçimde betimlenmiş. Tekne üzerinde, köşe noktalara denk gelen bölümlerde Tanrıça Nike tasvirleri işlenmiş. Nike’ler sağ ellerinde hurma dalı tutarken, sol elleriyle de kıyafetlerini tutar vaziyette betimlenmiş. Zarar görmeden bu güne kadar korunan lahitlerden birinin içerisinde 1.70 m. boylarında bir yün bir kefene sımsıkı sarılmış bir birey bulunmuş. Kaçakçılar tarafında kapağı patlatılarak açılmış lahdin içi ise dağıtılmış. Yapılan ilk incelemelerde lahdin içerisinde kadın ve erkek olmak üzere iki birey olduğu anlaşıldı.<br />
2018 yılında Nigrenie ve Kızı AstyristLahdi’nin üzerindeki mozaiğin doğuya doğru devam ettiği görüldü. Geometrik motiflerden oluşan çok renkli bu mozaiğin MS 5. yüzyıla tarihlendirilen yaklaşık 25x50 m. ölçülerindeki olası bir bazilikanın orta nefine ait olduğu anlaşıldı. Yapılan çalışmalarda bazilikanın duvarları da kısmen ortaya çıkarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/iznikte-son-100-yilin-en-buyuk-kesfi-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Oct 2021 18:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/iznik.jpg" type="image/jpeg" length="63826"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da kazı çalışmalarında gizemli bir rozet bulundu! ABD dolarında da var...]]></title>
      <link>https://habervakti.net/diyarbakirda-kazi-calismalarinda-gizemli-bir-rozet-bulundu-abd-dolarinda-da-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/diyarbakirda-kazi-calismalarinda-gizemli-bir-rozet-bulundu-abd-dolarinda-da-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde 7 yıldır kazı çalışmalarının sürdüğü Zerzevan Kalesi'nde bulunan ABD rozetinin bölgeye nasıl geldiğiyle ilgili incelemeler sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyarbakır</strong>'ın <strong>Çınar</strong> ilçesinde, <strong>Roma İmparatorluğu </strong>döneminde<strong> "askeri yerleşim" </strong>olarak kullanılan 3 bin yıllık <strong>Zerzevan Kalesi</strong>'ndeki kazılarda gün ışığına çıkarılan rozet, merak uyandırdı.</p>

<p>Çınar ilçesine 13 kilometre uzaklıktaki Demirölçek Mahallesi yakınlarında bulunan Zerzevan Kalesi'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dicle Üniversitesi, Türk Tarih Kurumu, Diyarbakır Valiliği, Türkiye İş Kurumu, Büyükşehir Belediyesi, Çınar Kaymakamlığı, Karacadağ Kalkınma Ajansı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve Safir Tuz'un desteğiyle 2014 yılında başlatılan kazı çalışmaları sürüyor.</p>

<p>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Zerzevan Kalesi'nde şimdiye kadar Roma dönemi Mithras yer altı tapınağı, savunma kulesi, kilise, yönetim binası, konutlar, tahıl ve silah depoları, sığınaklar, kaya mezarları, su kanallarının yanı sıra birçok yaşamsal eser ortaya çıkarıldı.</p>

<p>TRT 1'de yayınlanan Pelin Çift ile Gündem Ötesi programına katılan Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Aytaç Coşkun, kazı çalışmalarında bir rozet de bulduklarını açıkladı.</p>

<p>Coşkun konuya ilişkin AA muhabirine, devam eden kazılarda Zerzevan Kalesinin doğu surlarında 125 santimetre derinlikten çıkarılan rozetin yüzeyindeki motifin ilk defa 1782 yılında tasarlandığını söyledi.</p>

<p>"Bu tip rozet yada düğmelerin erken örnekleri 1850'li yıllarda ABD'de kullanılmıştır. 1902 yılından itibaren ise asıl bu rozet benzeri arma ABD ordusu tarafından da kullanılmaya başlamıştır. Buna benzer örnekler ayrıca 1. Dünya Savaşında kullanılmış ve genel servis birimine aittir." diyen Coşkun, rozetin üzerinde Latince "<strong>E Pluribus Unum</strong>" yazısının yer aldığını aktardı.</p>

<p><strong>Coşkun, şunları kaydetti:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu da Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk resmi sloganıdır. Latince (Roma İmparatorluğu’nun resmi dili) olan bu slogan çokluktan birliğe anlamına gelir. Bu slogan ABD'yi oluşturan 13 koloninin birliği anlamında kullanılmıştır. Kartalın sağ pençesinde zeytin dalı, solunda 13 oktan oluşan sıkıca çekilmiş bir demet bulunmaktadır. Bu sembollerin 'barış ve savaşın gücü'nü temsil ettiği bilinmektedir. Kartalın gagasında ilk komitenin sloganı olan '<strong>E Pluribus Unum</strong>' yazılı bir parşömen görülmektedir. Kartalın göğsünde bulunan ve eyaletleri temsil eden kalkan, federal hükümet arasındaki birliğe işaret etmektedir. Kartalın başının üzerinde 13 yıldızdan oluşan parlak takım yıldızı kullanılmıştır."</p>

<p>"Zerzevan Kalesi'nde bakır-çinko alaşımı bu rozetin ortaya çıkarılması oldukça ilginç ve çekici." ifadesini kullanan Coşkun, yaptıkları araştırmaya göre Türkiye'de ya da yurt dışında arkeolojik bir kazıda bu tip bir buluntuya rastlanmadığını belirtti.</p>

<p>Coşkun, "Benzer örnekler sadece ABD ve İngiltere'de karşımıza çıkmaktadır. Rozet üzerinde arkeometrik P-EDXRF ve SEM-EDS detaylı analizleri yapılmıştır. Analizler sonrası rozetin üretiminde 15. yüzyıl sonrası bir teknoloji kullanıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca arkeometrik analizler rozetin 18. yüzyıldan itibaren yaklaşık 250-300 yıl toprak altında kaldığını göstermektedir." diye konuştu.</p>

<p>Coşkun, "ABD'nin 1776 yılında kurulduğu, motifin 1782 yılında tasarlandığı, en erken örneklerin ise 1850’li yıllarda görüldüğü, 1902 yılından itibaren ise asıl Zerzevan'da bulunan rozetin benzeri armanın kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda, rozetin Zerzevan Kalesi'nde toprak altında kaldığı sürenin, ABD'nin ilk kurulduğu zaman dilimine ya da kuruluşun hemen öncesine denk gelmesi oldukça şaşırtıcı." ifadelerini kullandı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/diyarbakirda-kazi-calismalarinda-gizemli-bir-rozet-bulundu-abd-dolarinda-da-var</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/e-pluribus-unum-zerzevan-abd.jpg" type="image/jpeg" length="54689"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazar Alev Alatlı: Bu kısır döngünün bir yerde kırılması lazım ki 'vasatistan'dan kurtulalım]]></title>
      <link>https://habervakti.net/bu-kisir-dongunun-bir-yerde-kirilmasi-lazim-ki-vasatistandan-kurtulalim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/bu-kisir-dongunun-bir-yerde-kirilmasi-lazim-ki-vasatistandan-kurtulalim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazar Alev Alatlı, sistemin öğretmeni, öğretmenin de sistemi yetiştirdiğini belirten Alatlı, "Bu bir kısır döngü. Bu kısır döngünün bir yerde kırılması lazım ki 'vasatistan'dan kurtulalım." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü, SETA Vakfı ve Turkuvaz yayınları iş birliğiyle Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezinde düzenlenen etkinlikte öğretmenlerle bir araya gelen Alatlı, "Nasihatname" serisi kapsamında çıkardığı "Fesüphanallah" ve "Hafazanallah" kitaplarını anlattı.</p>

<p>Serinin toplamda 6 bin 500 sayfa ve 11-12 cilt halinde okuyucuyla buluşacağını, dile getiren Alatlı, "Nasihatnamelerde bir iş yapıyorum ve benimle birlikte hareket edin istiyorum. Beyin detoksu yapmaya çalışıyorum." dedi.</p>

<p>Alatlı, "Detoksu biliyorsunuz, vücuttan toksinleri atmak için yediğiniz besinleri değiştirmek. Bu kitaplarla zihinlerin toksin atmasını sağlamaya çalışıyorum. Beyni temizlemek. Yani yanlış bilinen veya bilinmeyen Batı medeniyetini fikri takip yaparak, kıyaslamayla anlatmaya çalışıyorum. Benim gördüğüm gördüğüm dünya Türkiye'de görülmüyor hala. Yapmak istediğim, yaşımı sizin yaşınıza katıp 21. yüzyılda sizin avans almanızı sağlamak. Diyelim 23 yaşındasınız, 77 ile 23'ü toplayınca 100 yaşındaki birinin bilgisiyle hayata devam edin istiyorum. O bakımdan istirhamım bu kitapları gerçekten düzgün okuyun." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kitabın İslam Düşünce Enstitüsü tarafından Arapçaya çevrileceğini belirten Alatlı, "Amerikalılar beni vurmadan bu işi bitirirsem, bana herhalde bir iyilik düşünüyorlardır. Bakalım bugün yarın birileri saldırır görürsünüz. Sosyal medyadan takip edin." dedi.</p>

<p>Öğretmenlerinin hayatında çok önemli bir yere sahip olduğunu, kendisini 40 yıl sonra bile hatırlayan Emine öğretmeninden bahsederken gözleri dolan Alatlı, Erzurum'da zor şartlar altında geçirdiği ilkokul yıllarını şöyle anlattı:</p>

<p>"İki sınıf arkadaşım vardı, biri İlhami biri Nevzat. Bu çocuklar o kadar yoksuldu ki kışın kar yağarken tahta çantalarının üzerinde, elektrik direğinin altında ödev yaparlardı. Evde mum alacak para yoktu. Ben böyle bir eğitimden geldim. Benim evimde gaz lambası da lüx de yandı ama bu çocuklar bu şartlar altında okudu. Ben de okudum, haftada en az iki kez bitlendiğim bir okulda okudum. Neredeyse hafta sonu başımıza gaz yağı sürüldü. Tuvaleti dışarıda olan Alparslan İlkokulu'na giderken her gün birer tane tezek götürürdük. Yakıt yoktu. Öğretmen bir yandan soba yakmaya çalışırdı. O kadar soğuktu ki kalem tutamadığımı bilirim."</p>

<p>"Bilinen bir yazar oldum, bir sürü şeyi yırtarak oldum ama geriye baktığım zaman, ben böyle bir çocukluk ve gençlik geçirmeseydim bunların hiçbiri olmazdı." diyen Alatlı, "Bunu biliyorum. İnsan yoksulluğa şükür duyar mı? Ben duyarım. Bu arabesk bir tutum değildir, öyle kalsın anlamına da gelmez ama yoksulluğu tanımak çok önemli. Çünkü insanı çok güçlü kılıyor. Onun etrafından nasıl dönebileceğinizi, nasıl bir hamleyle tekrar ortaya çıkabileceğinizi görüyorsunuz. Ders alırsanız eğer müthiş bir avantaj olabiliyor." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Vasatistan'dan kurtulmak</strong></p>

<p>Öğretmenlere tavsiyelerde bulunan Alatlı, "Sistem öğretmeni yetiştiriyor, öğretmen dönüp tekrar sistemi yetiştiriyor. Buradaki kısır döngüyü görebiliyor musunuz?" dedi.<br />
Alatlı, şunları söyledi:<br />
"Dıştan etki gelmeden döndüğü sürece 'vasatistan'dan kurtulamayız. Bu bir kısır döngü. Bu kısır döngünün bir yerde kırılması lazım ki 'vasatistan'dan kurtulalım. Top siyasilerde değil falan değil sizde. Gelişmek için siyasilerin iki dudağının arasında bakmak zorunda değiliz. Dünya çok değişti, imkanlar çok büyük. İnternet var ve bilgiye ulaşmak çok daha kolay oldu. Bunu yapabiliriz. Bundan sonrası niyet meselesi halinde. Öğretmenler olarak sizin ne yapıp yapıp sisteme dışarıdan bakmayı öğrenmeniz, nerede bozukluk var onu görmeniz gerekiyor."</p>

<p>Öğretmenlerin haklı ve doğru oldukları zaman bildiklerini söylemeleri gerektiğine işaret eden Alatlı, "Türklerin, bizim hepimizin bir zafiyetinin de tek başına kalmaktan korkmak olduğunu bilin. Bu bizim kadın veya erkek ciddi zaafiyetimizdir, ödümüz patlar. Bu 'ne derler?' sendromu. 'Yahu ne derler, tek başıma kalırım, herkes aynı fikirde değil' falan. Yırtacağınız nokta burasıdır. Öğretmenler, siz çok gençsiniz, çocuklara bunu öğretebilirsiniz. Yalnız kalırsanız incileriniz dökülmez." değerlendirmesini yaptı.<br />
Yazar Alatlı, bir şeyleri değiştirmekten korkmamak gerektiğine dikkati çekerek, "Yazmak isteyen bir çok insan var etrafımda ama korkuyor. Aileden korkuyor. İnsanların haberi olursa diye korkuyor. Bir 'sürü psikolojisi' var. Bundan kurtulmak zorundayız. Bu, tepişmek veya laf dinlememek anlamında değildir ama meseleye dışarıdan bakabilecek feraseti edinmemiz bağlamında önemlidir. Hele ilkokul öğretmenleri... Bir ilkokul öğretmeni kendi ahlaki değerlerini bence bir kağıda yazıp cebinde taşımalı. Bunlara ters düşmemek, ters görüntü vermemek için elinden geleni yapmalı." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Samimiyetsizliğimizi tersine çevirmek zorundayız"</strong></p>

<p>İşleyen çarkın bir şekilde kırılması gerektiğinin altını çizen Alatlı, şunları kaydetti:<br />
"Yaptığınız işle yetinmeyin. Sizin işiniz oraya çıkıp konuşup ineceğiniz bir iş değil. Siz mahkeme katibi değilsiniz. Önünüzden çocuk geçiyor. Meslek yüksek okulu, üniversite tecrübesi olan biri olarak da konuşuyorum. Bu bir fabrika değil, önünüzden geçen şey insan. Teker teker her birinin elini tutmak gerekiyor. Aksi takdirde dünyanın en büyük dolandırıcısısınız haberiniz olsun. Öğrenci dolandırmak diye bir şey var. Bu insanları alıyorsunuz, 'Ben sana öğreteceğim' diyorsunuz ama öğretmiyorsunuz. Düşünün böyle bir sahneyi. Samimiyetsizliğimizi tersine çevirmek zorundayız. Bu ipin ucunu ne zaman kaybettik bilmiyorum ama içten ve samimi değiliz Türkiye'de. Sürekli hava atıyoruz. Atmayalım bu havayı."<br />
Alatlı, eğitim kalitesinin önemine değinerek, "Kadın cinayetlerinden bile siz sorumlusunuz. Çünkü erkek çocuklarına güçlü ve onurlu olduklarını hissettirmenin yolu cinayetten başka bir şey olmalı. Bu da öğretmenden ve aileden geçecek. Farkındaysanız size özgürlük ve demokrasi öneriyorum. Demokrasi sadece oy atmakla olmuyor. Önce kendinize demokrat olun, otosansürü bırakıp konuşmaya başlayın. Kendi kendinize konuşun. 'Ben neyim, ne değilim, eksiğim gediğim nedir?' Oyun oynamayın. Önce kendinizin ne olduğuna karar verin, ona göre kendinizi iyileştirecek yolların neler olduğuna karar verin. Onun üstüne gidin ve gerekeni, isteklerinizi ille de söyleyin." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öğretmenlerin öğrencilere adaletli davranması gerektiğini söyleyen Alatlı, "Biz Türküz, elhamdülillah Müslümanız. Bizi en çok rahatsız eden şey adaletin olmamasıdır. Biz özgürlüklerden vazgeçeriz de adaletten geçmeyiz. Bizi en çok yaralayan adalettir." dedi.</p>

<p>Alev Alatlı'ya çiçek takdimi yapılan programda katılımcılara, Başakşehir Belediyesi tarafından Alev Alatlı'nın "Fesüphanallah" ve "Hafazanallah" kitapları hediye edildi.<br />
Etkinliğe ayrıca Başakşehir Kaymakamı Uğur Turan, İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, Başakşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Melik katıldı.<br />
Program kapsamında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen "İstanbul'u Okuyorum" projesinin tanıtımı da yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/bu-kisir-dongunun-bir-yerde-kirilmasi-lazim-ki-vasatistandan-kurtulalim</guid>
      <pubDate>Fri, 01 Oct 2021 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/10/alev-alatli-1.jpg" type="image/jpeg" length="99664"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu hafta 9 film vizyona girecek]]></title>
      <link>https://habervakti.net/bu-hafta-9-film-vizyona-girecek-8</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/bu-hafta-9-film-vizyona-girecek-8" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Daniel Craig'ın başrolünde oynadığı macera ve aksiyon filmi "Ölmek İçin Zaman Yok" yarın vizyona girecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye'deki sinema salonlarında bu hafta 5'i yerli 9 film vizyona girecek.</p>

<p>Cary Joji Fukunaga'nın yönettiği; Daniel Craig, Ana de Armas, Rami Malek, Ralph Fiennes ve Ben Whishaw'ın rol aldığı "Ölmek İçin Zaman Yok" izleyici ile buluşacak.</p>

<p>Son dört filmde "007 James Bond" olarak sinema izleyicisinin karşısına çıkan Daniel Craig'in, sevilen karaktere son kez hayat verdiği film, aktif hizmetten ayrılan Bond'un CIA'den olan eski bir dostunun yardım çağrısıyla kısa süre içerisinde görev başına dönmek zorunda kalmasını ve yüksek teknolojiyle donanmış gizemli bir kötüyle karşı karşıya gelişini konu ediniyor.</p>

<p>Macera ve aksiyon ağırlıklı "Ölmek İçin Zaman Yok" filminde Bond, aktif hizmetten ayrılmış ve Jamaika'da sakin bir hayatın keyfini sürmektedir. CIA'den eski dostu Felix Leiter yardım için kendisine başvurunca huzuru kısa sürer. Kaçırılan bir bilim insanını kurtarma görevi beklenilenden daha tehlikeli bir hal alır. Bond, tehlikeli yeni teknolojilerle silahlanmış, gizemli bir kötü adamın peşine düşer.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Nefesini Tut 2"</strong></p>

<p>Stephen Lang, Madelyn Grace, Adam Young, Brendan Sexton ve Bobby Schofield'in başrollerinde oynadığı "Nefesini Tut 2"nin yönetmen koltuğunda Rodo Sayagues oturuyor.</p>

<p>Korku ve gerilim türündeki film; evine girenlere cehennemi yaşatan görme engelli Norman'ın, bu kez kendisiyle birlikte yaşayan 11 yaşındaki Phoenix'i koruma motivasyonuna da sahip olarak evine girenlere karşı verdiği savaşı anlatıyor.</p>

<p><strong>"Sevgili Yoldaşlar"</strong></p>

<p>Rus sinemasının önde gelen isimlerinden Andrey Konchalovskiy'nin yönetmenliğini yaptığı "Sevgili Yoldaşlar" Türk izleyicisi ile buluşacak.</p>

<p>Yuliya Vysotskaya, Vladislav Komarov, Andrey Gusev, Yuliya Burova ve Sergei Erlish'in başrollerinde oynadığı film; Sovyetler Birliği tarihinin kanlı sayfalarından birini aralamayı amaçlıyor.</p>

<p>1962'de geçen film, Rusya'nın Novoçerkassk şehrinde gerçekleşen işçi katliamını merkezine alıyor.</p>

<p><strong>"Müfreze"</strong></p>

<p>Enes Bilal Taşçı'nın yönetmenliğini yaptığı "Müfreze" adlı filmde İsmail Hakkı, Sera Tokdemir, Emrah Girgin, Rabia Yalçın ve Serkan Kuru rol aldı.</p>

<p>Senaryosu İsmet Emir Bubliş'e ait olan film; bir askeri birliğin Hakkari'ye bağlı bir köyde yaşayan küçük bir çocuğu kurtarma çabasına odaklanıyor.</p>

<p><strong>&nbsp;"Av"</strong></p>

<p>Billur Melis Koç, Ahmet Rıfat Şungar, Yağız Can Konyalı, Adam Bay ve Emre Yetim gibi isimlerin boşrollerinde oynadığı "Av" Emre Akay yönetmenliğinde sinema perdesine taşındı.</p>

<p>Gerilim türündeki yapım; bir polisin yaptığı baskında partnerini kaybeden Ayşe'nin, peşine düşenlerle mücadelesini konu ediniyor.</p>

<p><strong>"İntikam: Soğuk Duş"</strong></p>

<p>Engin Akyıldırım'ın yönettiği; Gümrah Tolu, Sezen Aşırt ve Alpay Atilla'nın rol aldığı "İntikam: Soğuk Duş", öldürülen eşi ve kızının intikamını arayan bir adamın hikayesini ele alıyor.</p>

<p><strong>&nbsp;"Avcı İlk Kehanet"</strong></p>

<p>Onur Aldoğan'ın yönetmen koltuğunda oturduğu; Gürbey İleri, Bülent Çetinaslan, Turabi Çamkıran, Ferzan Hekimoğlu ve Levent Sülün gibi isimlerin oyuncu olarak kamera karşısına geçtiği "Avcı İlk Kehanet"; bir arkeoloji öğrencisinin başından geçen olaylar etrafında dönüyor.</p>

<p><strong>"Kitab-ı Cin"</strong></p>

<p>Rasul Kuliev, Derya Acar, Sarkhan Shkhiyevv, Elif Şahin ve Halil Kumova'nın rol aldığı; yönetmenliğini Hakan Aydın'ın üstlendiği haftanın yerli korku filmi "Kitab-ı Cin"; dört üniversiteli gencin, bir cin ordusunu uyandırmalarıyla gelişen olayları konu ediniyor.</p>

<p><strong>"Süper Köpek ve Turbo Kedi"</strong></p>

<p>Ben Smith'in yönetmenliğini üstlendiği haftanın animasyon filmi "Süper Köpek ve Turbo Kedi"; 50 yılını uzayda geçirdikten sonra artık tanıyamadığı yeryüzüne dönüş yapan Buddy ile ona yardımcı olan Felix'in hikayesini anlatıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat, Filmler</category>
      <guid>https://habervakti.net/bu-hafta-9-film-vizyona-girecek-8</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Sep 2021 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/09/007-olmekicinzamanyok.jpg" type="image/jpeg" length="75531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Dünya Bebekleri Sergisi' Rahmi M. Koç Müzesi'nde açıldı]]></title>
      <link>https://habervakti.net/dunya-bebekleri-sergisi-rahmi-m-koc-muzesinde-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/dunya-bebekleri-sergisi-rahmi-m-koc-muzesinde-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oyuncak bebeklerin antik çağdan bugüne uzanan hikayesinin görülebileceği "Dünya Bebekleri Sergisi" Rahmi M. Koç Müzesi'nde açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sergide, 18'inci yüzyılın ahşap bebeklerinden Anadolu'nun bez bebeklerine kadar hem el yapımı hem sanayi ürünü olan çok sayıda oyuncak bebek, özel bir seçkiyle meraklılarına sunuluyor.</p>

<p><img alt="20210928_2_50211800_69148453_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148453-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="816"></p>

<p>Serginin açılışında konuşan Rahmi M. Koç Müzesi Genel Müdürü Mine Sofuoğlu, müzenin kurulduğu günden bu yana ziyaretçilerinin hayal gücü ve araştırma duygularını harekete geçirecek anlar yaşatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><img alt="20210928_2_50211800_69148452_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148452-web.jpg" style="width: 100%" / width="825" height="1200"></p>

<p>Sofuoğlu, Kovid-19 salgını döneminde müzelerin farklı deneyimler kazandığına vurgu yaparak, <strong>"Dijitalleşmeyle birlikte müzeler genç ziyaretçiler için de çok daha cazip hale geldi. Yeni bir kitle de kazanmış olduk. Pandemi iklimini yavaş yavaş arkamızda bıraktığımız bu günlerde 'Dünya Bebekleri Sergisi'yle ziyaretçilerimize daha farklı deneyim sunuyoruz. Umarım tüm ziyaretçilerimizin keyifle gezecekleri muhteşem bir sergi olacak." </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="20210928_2_50211800_69148451_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148451-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="737"></p>

<p>Bebeklerin yalnızca birer oyuncak değil aynı zamanda sosyolojik unsur ve sanat yapıtı da olduğuna dikkati çeken Sofuoğlu, oyuncak bebeklerin geçmişten bugüne uzanan gelişiminin güzel örneklerinden oluşan serginin herkes tarafından merak ve beğeniyle gezilebileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="20210928_2_50211800_69148450_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148450-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="752"></p>

<p><strong>Sergide, yaklaşık 2 bin 200 bebek yer alıyor</strong><br />
Sergi küratörü Serra Kanyak da sergide hem el yapımı hem fabrika üretimi, sanayi ürünü yaklaşık 2 bin 200 bebeğin bulunduğunu belirterek<strong>, "Bunun yanı sıra bebekler için kullanılan pek çok minyatür aksesuar ve objeleri görme fırsatınız olacak. Biz bu sergiyle hem çocukları hem ebeveynleri bir araya getireceğimiz, herkesin keyifle gezeceği, güzel anılarını hatırlayacağı, herkesin hatırasında kalan küçük dünya yaratmaya çalıştık." </strong>şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="20210928_2_50211800_69148449_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148449-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="754"></p>

<p>Serginin ana sponsoru Zen Pırlanta Yönetim Kurulu Üyesi Şükran Güzeliş ise oyuncak bebeklerin de tıpkı mücevherler gibi geçmişle gelecek arasında zamansal bir köprü inşa ettiğini söyledi.</p>

<p><img alt="20210928_2_50211800_69148448_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148448-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="786"></p>

<p>Güzeliş, bebek yapımıyla mücevher yapımı arasında benzerlikler olduğuna da vurgu yaparak, <strong>"Hepimizin hayatında çok anlamlı yere sahip olan çocukluğumuzdan bugüne bu bebekleri buraya getirmek için vesile olduğumuz için ayrıca çok mutluyuz." </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="20210928_2_50211800_69148447_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148447-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="784"></p>

<p>Sergi, hafta içi pazartesi günleri hariç 10.00-17.30, hafta sonu ise 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.</p>

<p><img alt="20210928_2_50211800_69148446_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148446-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="757"><img alt="20210928_2_50211800_69148442_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148442-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="729"><img alt="20210928_2_50211800_69148440_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148440-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="775"><img alt="20210928_2_50211800_69148439_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148439-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="750"><img alt="20210928_2_50211800_69148438_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148438-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="736"><img alt="20210928_2_50211800_69148437_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148437-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="784"><img alt="20210928_2_50211800_69148436_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148436-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="800"><img alt="20210928_2_50211800_69148435_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148435-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="767"><img alt="20210928_2_50211800_69148434_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148434-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="747"><img alt="20210928_2_50211800_69148433_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148433-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="784"><img alt="20210928_2_50211800_69148432_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148432-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="780"><img alt="20210928_2_50211800_69148431_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148431-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="726"><img alt="20210928_2_50211800_69148430_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148430-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="766"><img alt="20210928_2_50211800_69148429_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148429-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="733"><img alt="20210928_2_50211800_69148428_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148428-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="739"><img alt="20210928_2_50211800_69148427_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148427-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="754"><img alt="20210928_2_50211800_69148426_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148426-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="742"><img alt="20210928_2_50211800_69148425_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148425-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="776"><img alt="20210928_2_50211800_69148424_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148424-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="788"><img alt="20210928_2_50211800_69148423_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148423-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="786"><img alt="20210928_2_50211800_69148422_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148422-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="809"><img alt="20210928_2_50211800_69148421_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148421-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="832"><img alt="20210928_2_50211800_69148420_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210928-2-50211800-69148420-web.jpg" style="width: 100%" / width="859" height="1200"></p>

<p><img alt="20210929_2_50222102_69168763_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168763-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="781"><img alt="20210929_2_50222102_69168762_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168762-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="743"><img alt="20210929_2_50222102_69168761_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168761-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="772"><img alt="20210929_2_50222102_69168760_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168760-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="745"><img alt="20210929_2_50222102_69168759_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168759-web.jpg" style="width: 100%" / width="807" height="1200"><img alt="20210929_2_50222102_69168758_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168758-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="763"><img alt="20210929_2_50222102_69168757_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168757-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="800"><img alt="20210929_2_50222102_69168756_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168756-web.jpg" style="width: 100%" / width="813" height="1200"><img alt="20210929_2_50222102_69168752_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168752-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="781"><img alt="20210929_2_50222102_69168747_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168747-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="763"><img alt="20210929_2_50222102_69168746_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168746-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="750"><img alt="20210929_2_50222102_69168745_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168745-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="794"><img alt="20210929_2_50222102_69168744_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168744-web.jpg" style="width: 100%" / width="852" height="1200"><img alt="20210929_2_50222102_69168743_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168743-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="728"><img alt="20210929_2_50222102_69168742_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168742-web.jpg" style="width: 100%" / width="780" height="1200"><img alt="20210929_2_50222102_69168741_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168741-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="758"><img alt="20210929_2_50222102_69168740_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168740-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="759"><img alt="20210929_2_50222102_69168739_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168739-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="786"><img alt="20210929_2_50222102_69168738_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168738-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="756"><img alt="20210929_2_50222102_69168737_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168737-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="783"><img alt="20210929_2_50222102_69168736_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168736-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="773"><img alt="20210929_2_50222102_69168735_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168735-web.jpg" style="width: 100%" / width="1200" height="801"><img alt="20210929_2_50222102_69168734_Web" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/09/20210929-2-50222102-69168734-web.jpg" style="width: 100%" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/dunya-bebekleri-sergisi-rahmi-m-koc-muzesinde-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Sep 2021 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/09/dunya-bebekleri-muze.jpg" type="image/jpeg" length="76294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Usta oyuncu Tuncel Kurtiz vefatının 8. yılında anılıyor]]></title>
      <link>https://habervakti.net/usta-oyuncu-tuncel-kurtiz-vefatinin-8-yilinda-aniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/usta-oyuncu-tuncel-kurtiz-vefatinin-8-yilinda-aniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Usta oyuncu, senarist, yönetmen ve yapımcı Tuncel Tayanç Kurtiz'in ölümünün üzerinden 8 yıl geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle son döneminde rol aldığı "Ezel" ve "Muhteşem Yüzyıl" gibi yapımlarda canlandırdığı karakterlerle hafızalara kazınan usta oyuncu, senarist, yönetmen ve yapımcı Tuncel Tayanç Kurtiz'in ölümünün üzerinden 8 yıl geçti.</p>

<p>Kurtiz, Selanik doğumlu Türk bürokratı Hamdi Vala Kurtiz ve Boşnak Müfide Kurtiz'in oğlu olarak 1 Şubat 1936'da İzmit'in Bahçecik nahiyesinde dünyaya geldi.</p>

<p>Babasının görevi gereği ilköğrenimini 8 farklı şehirde sürdüren Kurtiz, ortaokulu Edremit'te tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Oyunculuğa 1958'de Haldun Dormen Tiyatrosu'nda başladı</strong><br />
İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nden mezun olan ve okul yıllarında İETT'de yarı zamanlı ışık kontrolörü olarak çalışan usta oyuncu, hukuk, İngiliz filolojisi, felsefe, psikoloji ve sanat tarihi bölümlerinde eğitim gördü ancak hiçbirini tamamlayamadan üniversiteden ayrıldı.</p>

<p>Haldun Dormen Tiyatrosu'nda 1958'de başladığı oyunculuğu Orhan Günşiray'ın yönettiği 1964 yapımı "Şeytanın Uşakları" filmiyle sinemada devam ettiren usta isim, yüzden fazla sinema filminde oynadı.</p>

<p>Kurtiz, 1979 yapımı "Gül Hasan" filminin senaryo ve yönetmenliğini üstlendi, 1980 yapımı "Bereketli Topraklar Üzerinde"nin senaryosunu kaleme aldı.</p>

<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından yurt dışına yerleşen sanatçı, İsveç, ABD ve Almanya'da tiyatro ve sinema projelerinde yer aldı.</p>

<p>"Ezel" dizisinde canlandırdığı "Ramiz Dayı" karakteriyle hayran kitlesini arttırdı<br />
Ünlü oyuncu, 1990'lı yıllarda Türkiye'ye dönerek 2003'te "Alacakaranlık", 2006'da "Hacı", 2007'de "Asi" adlı dizide rol aldı.</p>

<p>Bir televizyon kanalı için 2010 yılında Balıkesir Edremit ilçesi Çamlıbel köyündeki butik otelde ünlü dostlarını ağırlayarak "Tuncel Kurtiz ve Dostları" adlı bir program yapan Kurtiz, aynı yıl "Hayat" belgeselini de seslendirdi.</p>

<p>"Ezel" dizisinde canlandırdığı "Ramiz Dayı" ve "Muhteşem Yüzyıl" dizisinde "Ebussuud Efendi" karakterleriyle son sanat yıllarında hayran kitlesini artıran Kurtiz, çok sayıda ödülün de sahibi oldu.</p>

<p>Kurtiz, özgün yapımlarda ustalıkla oynadığı rollerin yanı özlü sözleri seslendirdiği film replikleriyle de adından söz ettirdi.</p>

<p>Tuncel Kurtiz, 1981 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Senaryo", 1986 Berlin Film Festivali'nde "Gümüş Ayı", 1994 Altın Portakal Festivali'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu", 2002 Sadri Alışık Ödülleri'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu", 2008 İtalya Taormina Film Festivali'nde "Sanat", Yeşilçam Ödülleri'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu", 15. Altın Koza Film Festivali'nde "Usta Oyuncu" ve 2011'de 48. Altın Portakal Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Başarı" ödülüne layık görüldü.</p>

<p>Menend Kurtiz ile evli olan, Aslı adında bir kızı ve Mirza adında bir oğlu bulunan sanatçı, İstanbul Etiler'deki evinde 27 Eylül 2013'te düşerek başını çarpması sonucu 77 yaşında hayatını kaybetti.</p>

<p><strong>"Çok büyük kültürel temellerimiz var"</strong><br />
Usta oyuncu, kendisiyle yapılan bir söyleşide hayal ettiği Türk sinemasını şu sözleriyle anlatmıştı:</p>

<p>"Bizim devrimci sinemamız bu olacak. Bu topraklardan çıkacak. Bu toprağın tarihinden çıkacak, sosyolojisinden, felsefesinden çıkacak. Başka çaremiz yok. Karacaoğlan'ı da olacak içinde, Ağrı Dağı'nın çiçekleri de olacak. Bu arada Nazım Hikmet de, İlhan Berk de olacak, şairlerimiz de olacak içinde, Fuzuli de olacak. Çünkü bir büyük yelpazenin içinden geliyoruz. Çok büyük kültürel temellerimiz var, ta Anadolu'nun temelinde on bin yıllık bir kültür var. Bunun içinden gelen Türkmenler, Yörükler ve diğerleri bu kültürle birleştiler. Bir tarafta Şah İsmail, bir tarafta Azerbaycan var, bir tarafta Göktürkler var, Dede Korkutlar var, bir taraftan Osmanlı'nın Fuzuli'si Nedim'i var, Itri'si var Levni'si var. Yani öylesine geniş bir coğrafyadan geliyoruz ki, bunları yakalayabilmek lazım."</p>

<p>"Çok Tuhaf Soruşturma, Şeyh Bedrettin, Keşanlı Ali Destanı, Kaplan ve Daktilolar, Yolcu, Kalbin Sesi, Martı, Altın Yumruk, Ayı Masalı, Şahane Züğürtler, Zafer Madalyası." gibi oyunlarda rol alan oyuncunun rol aldığı filmlerden bazıları ise şöyle:</p>

<p>"Son Kuşlar, Ben Öldükçe Yaşarım, Silahların Kanunu, Karanlıkta Vuruşanlar, Hudutların Kanunu, Çirkin Kral, Krallar Ölmez, Umut, Otobüs, Kanal, Sürü, Bereketli Topraklar Üzerinde, Ağrı'ya Dönüş, Bir Aşk Uğruna, Usta Beni Öldürsene, Tabutta Rövaşata, Işıklar Sönmesin, İstanbul Kanatlarımın Altında, Akrebin Yolculuğu, Hoşçakal Yarın, O da Beni Seviyor, Şellale, İnat Hikayeleri, Yaşamın Kıyısında, Lal, Güz Sancısı, Kayıp Armağan, Siyah Beyaz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/usta-oyuncu-tuncel-kurtiz-vefatinin-8-yilinda-aniliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Sep 2021 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/09/tuncel-kurtiz.jpg" type="image/jpeg" length="43134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü yazar Paulo Coelho, son kitabını Mete Gazoz'a adadı]]></title>
      <link>https://habervakti.net/unlu-yazar-paulo-coelho-son-kitabini-mete-gazoza-adadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/unlu-yazar-paulo-coelho-son-kitabini-mete-gazoza-adadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Paulo Coelho:  "Mete Gazoz, bu kitabı ilk olarak sana adıyorum. Senin gibi bir okçuluk dehasına kendi okçuluk eserimi sunuyorum. Bu sayede hayatlarımızı daha iyi anlayabiliriz"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Dünyaca ünlü Brezilyalı roman ve söz yazarı Paulo Coelho, Türkçe'ye "Okçu'nun Yolu" (The Archer) adıyla çevrilen son kitabını olimpiyat şampiyonu milli sporcu Mete Gazoz'a adadı.</p>

<p>Sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından video paylaşan 74 yaşındaki yazar, son kitabının Türkçe baskısını eline alarak,<strong> "Mete Gazoz, bu kitabı ilk olarak sana adıyorum. Senin gibi bir okçuluk dehasına kendi okçuluk eserimi sunuyorum. Bu sayede hayatlarımızı daha iyi anlayabiliriz."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Türkiye: <a href="https://t.co/M49dQ6XQEM" rel="nofollow">pic.twitter.com/M49dQ6XQEM</a></p>
— Paulo Coelho (@paulocoelho) <a href="https://twitter.com/paulocoelho/status/1441144807204667393?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 23, 2021</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>"Simyacı" başta olmak üzere eserleri 170 ülkede 83 dilde yayımlanan ve toplam satışı 320 milyonu geçen Brezilyalı yazar Coelho'nun, Okçu'nun Yolu (The Archer) adlı kitabı, 21 Eylül'de raflarda yerini aldı.</p>

<p>Milli okçu Mete Gazoz, katıldığı 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda altın madalya kazanarak tarihi bir başarıya imza atmıştı.</p>

<p><img alt="milli-okcu-mete-gazoz" class="img-fluid" src="https://te-habervakti-com.cdn.tebilisim.com/habervakti-com/uploads/2021/07/milli-okcu-mete-gazoz.jpg" style="width: 100%" / width="864" height="486"><br />
<strong>Kitapta okçuluk hikayesi yer alıyor</strong></p>

<p><br />
Paulo Coelho, önceki kitaplarındaki gibi bir arayış öyküsünü ele aldığı romanında Tetsuya adlı okçunun hayatına odaklanılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülkesinin en mahir okçusu Tetsuya, bir köyde mütevazı bir marangoz olarak yaşamını sürdürmekteyken, bir gün uzak diyarlardan gelen bir başka okçu ona meydan okur. Tetsuya, bu meydan okumayı kabul ederek okçuluk felsefesini hem yabancı okçuya hem de köyün delikanlılarından birine aktaracaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat, Dünya</category>
      <guid>https://habervakti.net/unlu-yazar-paulo-coelho-son-kitabini-mete-gazoza-adadi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Sep 2021 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/09/paulo-coelho-the-archer-metegazoz.jpg" type="image/jpeg" length="35349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu hafta 10 film sinemaseverlerle buluşacak]]></title>
      <link>https://habervakti.net/bu-hafta-10-film-sinemaseverlerle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/bu-hafta-10-film-sinemaseverlerle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşı'nı yazma hikayesinin anlatıldığı, çekimleri İstanbul, Ankara, Eskişehir, Kastamonu ve Konya'da yapılan "Akif" filmi sinemaseverlerin beğenisine sunulacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye'deki sinema solanlarında bu hafta 6'sı yerli 10 film vizyona girecek.</p>

<p>Senaryosu Mehmet Akif Ersoy'un ailesinin verdiği muvafakatname ve Sebilürreşad dergisinin katkısıyla oluşturulan, çekimleri İstanbul, Ankara, Eskişehir, Kastamonu ve Konya'da yapılan "Akif" filmi izleyiciyle buluşacak.</p>

<p>Yapımcılığını HT Yapım'ın üstlendiği, yönetmen koltuğunda Sadullah Şentürk'ün oturduğu filmin oyuncu kadrosunda Yavuz Bingöl, Murat Han, Fikret Kuşkan, Mine Çayıroğlu, Hazım Körmükçü, Erkan Bektaş ve Ruhi Sarı gibi isimler yer alıyor.</p>

<p>Filmde, sözleri Mehmet Akif Ersoy'a ait olan ve 12 Mart 1921'de Birinci Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye'nin milli marşı olarak kabul edilen "İstiklal Marşı"nın yazılış öyküsü Akif'in hayatından aktarılan kesitlerle anlatılıyor.</p>

<p><strong>"Gölgeler İçinde"</strong></p>

<p>Erdem Tepegöz'ün yönettiği ve Numan Acar, Vedat Erincin, Ahmet Melih Yılmaz ile Emrullah Çakay'ın oynadığı "Gölgeler İçinde" filmi bilim kurgu meraklılarının ilgisini çekmeye aday.</p>

<p>Yönetmenin Gürcistan'da bir maden kasabasında 5 haftada çektiği bağımsız bilim kurgu filmi, distopik bir dünyaya kuşkucu bakışlarla yaklaşıyor.</p>

<p>Zamansız ve mekansız bir hikayeyi sinemaseverlerle buluşturan yapım, ilkel bir teknolojiyle yönetilen bir fabrika bölgesinde, emirlere ve kameraların takibine boyun eğerek köle gibi çalışan işçileri ele alıyor.</p>

<p><strong>"Louvre Müzesi'nde Bir Gece: Leonardo da Vinci"</strong></p>

<p>Leonardo Da Vinci Sergisi'nin özel rehberli turunun beyazperdede gösterilmek için çekildiği belgesel de bu hafta vizyona girecek yapımlar arasında.</p>

<p>"Louvre Müzesi'nde Bir Gece: Leonardo Da Vinci", sinemaseverlere ünlü ressamın eserlerini yakından incelemek için fırsat sunuyor.</p>

<p>Leonardo'nun bir ressam olarak kariyerinin ve resmi diğer disiplinlerin üzerine yerleştirmesinin gösterildiği filmin çekimlerinde, sergi küratörleri tarafından yapılan açıklayıcı ve teferruatlı yorumlar bulunuyor.</p>

<p><strong>"İyi Olan Kazansın"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tim Hill'in yönettiği "İyi Olan Kazansın" adlı film, eşini kaybettikten sonra kızının evine taşınan Ed ile evlerinin düzeninin değişmesinden hoşlanmayan torunu Peter arasındaki çekişmeyi anlatıyor.</p>

<p>Komedi ve aile türlerinin bir araya geldiği filmde Robert De Niro, Uma Thurman, Christopher Walken, Oakes Fegley ve Jane Seymour rol alıyor.</p>

<p><strong>"Korku Kapanı: Başlangıç"</strong></p>

<p>Mike P. Nelson'un yönettiği ve Charlotte Vega, Adain Bradley, Bill Sage ile Emma Dumant'un oynadığı "Korku Kapanı: Başlangıç" da bu hafta vizyona girecek filmler arasında.</p>

<p>En temel insani korkuları su yüzüne çıkaran, Resident Evil'ın yapımcıları ve serinin ilk filminin senaristinin iş birliğiyle izleyiciyle buluşan korku filmi, New Yorklu 6 yakın arkadaşın Batı Virginia dağlarına doğru yürüyüş gezisi yaptığında, farkında olmadan The Foundation olarak bilinen vahşi bir mezhep tarafından ele geçirilmesini konu alıyor.</p>

<p><strong>"Darlin"</strong></p>

<p>Pollyanna McIntosh'un yönettiği ve Cooper Andrews, Kristina Arntz, Mackenzie Bateman ile Bryant Batt'ın oynadığı "Darlin'" vizyona girecek bir diğer korku filmi.</p>

<p>Vahşi bir ruhun gölgesindeki genç bir kadının esrarengiz hikayesini beyaz perdeye yansıtan film, bir Katolik Hastanesinde tedavi gören Darlin'in rehabilite için, bir psikopos ve birlikte çalıştığı rahibeleri tarafından yönetilen bir bakımevine götürülmesini ve buradaki sırları beyaz perdeye taşıyor.</p>

<p><strong>"Fecr"</strong></p>

<p>Yönetmenliğini Rotin Engin Tutuş'un yaptığı yerli korku filmi "Fecr"in oyuncuları arasında Sahra Erbaykent, Yağmur Bağlan, Hüseyin Yaşar, Müslüm Tutuş ve Cennet Şevran gibi isimler yer alıyor.</p>

<p>Filmde tesadüfen rastladıkları bir kamp yerinde garip olaylar yaşayan bir ailenin, esrarengiz köyde daha önce karşılaşmadıkları insanlarla karşı karşıya kalmalarını ve çözmeye çalıştıkları gizemi anlatıyor.</p>

<p><strong>"Me Nokta Ali"</strong></p>

<p>Bu hafta vizyona girecek bir diğer yerli film olan "Me Nokta Ali", nüfus müdürlüğü çalışanının ismini yanlış yazmasıyla farklı adına kavuşan Me Nokta Ali'nin hikayesini sinemaya aktarıyor.</p>

<p>Yönetmenliğini Engin Akyıldırım'ın üstlendiği komedi filminde İlkin Oğuzhan Çakır, Merve Sevi, Hacı Ali Konuk, Ayhan Taş ve Orçun Kaptan gibi isimler bulunuyor.</p>

<p><strong>&nbsp;"Kolej Rüyası: Lise Günlükleri"</strong></p>

<p>Yönetmen koltuğunda Can Sarcan'ın oturduğu "Kolej Rüyası: Lise Günlükleri" adlı yerli komedi filminde fenomenlerin maceraları ve lise hayatına dönüşleri konu ediliyor.</p>

<p><strong>"Bir Nefes Daha"</strong></p>

<p>Nisan Dağ'ın ikinci uzun metraj filmi "Bir Nefes Daha", İstanbul'un bir mahallesinde birinde yaşayan genç bir rapçinin, müzik hayallerine koşarken bir yandan da bağımlılığa karşı verdiği savaşı anlatıyor.</p>

<p>Filmin oyuncuları arasında Oktay Çubuk, Hayal Köseoğlu, Ushan Çakır, Eren Çiğdem ve Ayris Alptekin yer alıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat, Filmler</category>
      <guid>https://habervakti.net/bu-hafta-10-film-sinemaseverlerle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Sep 2021 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/09/akif-film-sinema-afis.jpg" type="image/jpeg" length="59955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dilipak'tan yeni bir kitap: Bir başka açıdan dua]]></title>
      <link>https://habervakti.net/dilipaktan-yeni-bir-kitap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://habervakti.net/dilipaktan-yeni-bir-kitap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci- yazar Abdurrahman Dilipak’ın yeni kitabı 'Bir başka açıdan dua' Kayıt Yayınları'ndan çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci - yazar <strong>Abdurrahman Dilipak</strong>’ın yeni kitabı <strong>Kayıt Yayınları</strong>ndan çıktı. Dilipak’ın kitabı bilinen bir dua kitabı değil. Ayet ve hadislerden, peygamber dualarından örnekler verilmekle birlikte, Musevi ve İsevilerin dualarına, Budistlerin dualarına da yer verilmekte. Hatta Katolik, Protestan ve Ortodoksların dualarındaki farklıklar ve benzerlikler de incelenmekte.</p>

<p>Dilipak kitabında<strong> “Dua en çok yapılan ibadet şekli olmakla birlikte, en az bilinen ibadetlerimizin başına gelmektedir. Peki dua nedir, nasıl dua etmeliyiz. Dua zaman, kader, rızık, ecel, nasib, bereket ilişkisi nedir?”</strong> sorusunun cevabı aranıyor.</p>

<p>Dilipak kitabında anlattığı kurgulanmış&nbsp;bir örnek olay üzerinden ayrıca şu soruyu soruyor: “Gün boyunca hatta haftalarca dua ile belanızı çağırmıştınız. Şimdi ise aynı olay, kişiler bir başka şekilde görünmeye başladı gözünüzde. Olsun diye dualar edip yakardığımız şey olmadığı için şükrediyordunuz. Bize hayır gibi gelen bir şeyde şer, şer gibi gelen bir şeyde hayır olabilirdi. Duamızı başından beri eksik ediyorduk. Filistin’deki zulümler için dua ederken, “Allah’ım Filistin’i kurtar, Siyonistleri kahret” diye dua ettiniz mi hiç? Peki hiç düşündünüz mü bu ve bu benzeri duaları ederken; Allah iradesini gerçekleştirmek için kimseye muhtaç ve mecbur olmadığını. Dilerse iradesi içindeki şeytanları bile dinine hizmet ettirir, kurtarır ve kahreder. Dua ediyor gibi yaparak, Allah’ı ikna etmeye, O’na çözüm dayatmaya çalışmayın.. Dua ederken kendi ellerimize bakmamızın bir sebebi var. O’ndan istediğimizi baktığımız ellerle gerçekleştireceğimiz için, “bu ellerle cezalandır, bu ellerle yardım et” demek için açarız ellerimizi.”&nbsp;</p>

<p><strong>Peki nasıl dua edeceğiz? Dua nedir, ne değildir?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Evet <strong>“Dua ile bela istiyor” </strong>olabilir miyiz?&nbsp;Hz. Peygamber (sav)<strong> “Kabul olmayan duadan Allah’a (cc) sığınırım” </strong>derken ne demek istedi. Ya da birilerimiz dua eder gibi gözükürken, Allah’a (cc) yol mu gösteriyor, akıl mı öğretiyor, Allah’ı (cc) ikna etmeye mi çalışıyor? Dua nedir ve nasıl dua etmemiz gerekir. Bu ve benzeri soruların cevaplarını ararken, Peygamberlerin yaşadıkları güçlükler karşısında nasıl dua ettiklerinden örnekler veriyor ve Müslümanların beklentileri ve musibetler karşısında duruşmalarının nasıl olması gerektiğini sorgularken, Müslümanların dua ederken kendi ellerine bakmalarının anlamını açıklıyor.&nbsp;</p>

<p>Roman boy, 260 sayfa hacmındaki kitabın kapağında Dilipak’ın yağlıboya tablolarından birinden, hat soyutlaması şeklinde ana form bulunuyor.<br />
&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://habervakti.net/dilipaktan-yeni-bir-kitap</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Sep 2021 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervaktinet.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/09/bir-baska-acidan-dua.jpg" type="image/jpeg" length="81302"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
